Mısır'ın İlk Tanrıları: Güneş ile Ay
Bibliotheca Historica (Tarih Kitaplığı), Kitap I — dijital nüshadan özgün bir sayfa (Source Library).

Mısır'ın İlk Tanrıları: Güneş ile Ay

Diodoros Sikelos (Diodorus Siculus)· MÖ 1. yüzyıl (bu baskı 1559)· Özgün: İngilizce· Source Library· ~1 dk okuma
Sayfaları gör ↓

Diodoros Sikelos, Tarih Kitaplığı adlı devasa eserinin ilk kitabında Mısır'ın kadim inançlarına eğilir ve tanrıların doğuşunu anlatır. Bu pasajda, evrenin görkemi karşısında hayrete düşen kadim Mısırlıların gökyüzüne bakışını ve iki ilksel tanrıyı, yani Güneş ile Ay'ı Osiris ve İsis diye adlandırışlarını okuruz. Anlatı, adların ardındaki anlamı çözerek kutsalın nasıl bir düşünceden doğduğunu gösterir.

Türkçe çeviri (önizleme) · Çeviren Şira Nur Uysal

Kadim çağlarda Mısırlılar, evrene bakıp her şeyin doğası karşısında derin bir hayranlık ve şaşkınlıkla sarsıldıklarında, iki ebedî ve ilksel tanrının bulunduğunu düşündüler: Güneş ile Ay. Bunlardan birine Osiris, ötekine İsis adını verdiler ve her ad, belirli bir köken anlamına göre konulmuştu. Bu adlar Yunan konuşma tarzına çevrildiğinde, Osiris 'çok gözlü' demeye gelir. Bu da yerindedir, çünkü ışınlarını her yöne saçarak sanki nice gözle bütün karayı ve denizi görür. Şair de bununla uyum içinde konuşur: 'Her şeyi gören ve her şeyi işiten Güneş.' Kimi kadim Yunan mitos anlatıcıları Osiris'i Dionysos adıyla, benzer bir adla da Sirius'u anarlar.

İsis'e gelince, onun adı çevrildiğinde 'kadim' anlamına gelir; bu ad, onun ebedî ve çok eski kökeni yüzünden verilmiştir. Hilal biçimini aldığında büründüğü görünüş nedeniyle ve Mısırlılar arasında ona kutsal sayılan inek dolayısıyla başına boynuzlar yerleştirirler.

Özgün metin (İngilizce)
The humans of Egypt in ancient times, looking up at the universe and being struck with awe and wonder at the nature of all things, supposed that there were two eternal and primary gods: the Sun and the Moon. Of these, they named the one Osiris and the other Isis, each name being given for a specific etymological reason. When these names are translated into the Greek manner of speech, Osiris means "many-eyed." This is fitting, for by casting his rays everywhere, he sees all the earth and sea as if with many eyes. The poet also speaks in agreement with this: "The Sun, who sees all and hears all." Some of the ancient Greek mythologists call Osiris by the name Dionysus, and also Sirius by a similar name. As for Isis, when her name is translated, it means "ancient," the name being given because of her eternal and ancient origin. They place horns upon her because of the appearance she has when she is crescent-shaped, and from the cow which is sacred to her among the Egyptians.

Bu metin neden önemli

Diodoros Sikelos, MÖ 1. yüzyılda yaşamış Sicilyalı bir tarihçidir. Kırk kitaptan oluşan Tarih Kitaplığı (Bibliotheca Historica), dünya tarihini tek bir erişilebilir anlatıda toplama amacıyla yazılmıştır. Eserin ilk kitabı Mısır'a ayrılmıştır ve burada Mısırlıların kozmogonisi, tanrılarının doğuşu ve Osiris ile İsis mitosu ayrıntılı biçimde ele alınır. Bu pasaj, Güneş ile Ay'ın ilksel tanrılar olarak kavranışını ve tanrı adlarının Yunan düşüncesince yorumlanışını yansıtır; kadim dünyada göksel cisimlerin nasıl kutsallaştırıldığını gösteren temel bir kaynaktır.

Eser hakkında

MÖ 1. yüzyılda yaşamış olan Diodoros Sikelos, Sicilya kökenli bir Grek tarihçisidir. Roma Cumhuriyeti’nin son evresinde, Akdeniz dünyasında Helenistik kültür ile Roma siyasi egemenliğinin iç içe geçtiği bir geçiş döneminde faaliyet göstermiştir. Yazar, bu geniş coğrafyanın birikimini aktarmak üzere eski Yunan tarih yazımı geleneğinin evrenselci tutumunu benimsemiş; farklı halkların geleneklerini, mitolojilerini ve geçmişlerini tek bir çerçevede kayda geçirmeyi amaçlayan tarihçiler çevresinde yer almıştır.

Yazarın Bibliotheca Historica (Tarih Kitaplığı) adını taşıyan kırk kitaplık çalışması, bilinen dünyanın efsanevi çağlarından başlayıp kendi dönemine kadar uzanan kapsamlı bir evrensel tarih denemesidir. Eserin kurucu yapısı, coğrafi ve kültürel bölgelere ayrılmış anlatılar üzerinden ilerler; ilk bölüm doğrudan Mısır’ın kadim adetlerine, dini inançlarına ve tanrı tasavvurlarına odaklanır. Diodoros burada toplumların varoluşlarını anlamlandırma biçimlerini irdelerken, doğa olaylarının, gök cisimlerinin ve hayati güçlerin insan zihninde nasıl kutsal varlıklara dönüştürüldüğünü anlatır.

Sayfamızda yer alan pasaj, eserin ilk kitabında Mısır panteonunun temellerinin serimlendiği kısma aittir. Pasajda, Mısırlıların Güneş ile Ay’ı ilksel tanrılar olarak konumlandırışı ve bu gök cisimlerini Osiris ile İsis olarak adlandırma mantıkları aktarılır. Okur bu metne yaklaşırken, Grek bakış açısının yabancı bir inanç dünyasını etimolojik yaklaşımlar, şiirsel tanıklıklar ve benzetmeler yoluyla nasıl tercüme ettiğini görebilir; böylece metin, salt bir inanç aktarımı olmanın ötesinde, kadim kültürler arası bir anlama ve yorumlama çabası olarak da değerlendirilebilir.

Bu eser Mit ve Kutsal Anlatı Koleksiyonu'nun parçasıdır →

Künye
Kaynak eser
Bibliotheca Historica (Tarih Kitaplığı), Kitap I
Neşir
1559 baskısı (Ancient Greek), İngilizce çeviri alanı; Source Library sayısallaştırması
Konum
Kitap I, sayfa 24 (Source Library sayfalaması); Osiris ve İsis'in adlandırılışı bölümü
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY-SA 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin, değiştirirseniz aynı lisansla paylaşın). Kullanım & lisans →
Bu Çeviriye AtıfUysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Mısır'ın İlk Tanrıları: Güneş ile Ay. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/diodoros-misir-tanrilari-osiris-isis
Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

← Kütüphaneye dön