Yıldızların Vaadi ile Mizacın Gerçeği
Giambattista della Porta'nın profilden gravür portresi, kendi eseri Phytognomonica'dan (1588). Yazının üzerindeki AN. ÆT. L ibaresi onun o sırada elli yaşında olduğunu belirtir.
Büyü ve Okült

Yıldızların Vaadi ile Mizacın Gerçeği

Coelestis Physiognomoniae Libri Sex
Giambattista della Porta· 1603· Özgün: İngilizce· Source Library
Büyü ve OkültTürkçe çeviriAçık erişim

Napolili hekim ve doğa filozofu Giambattista della Porta, Göksel Fizyonomi adlı eserinde yargısal astrolojinin iddialarını reddederek çehrenin ve mizacın gerçek kaynağını yıldızlarda değil unsurların niteliklerinde arar. Aşağıdaki pasajda, insanların suretini ve huyunu gökcisimlerine bağlayanlara karşı, bunların bedeni oluşturan sıcaklık ve nem gibi niteliklerden ve ana rahminde alınan mizaçtan doğduğunu savunur.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Onların yıldızlara atfettikleri şeyi, yani her birimizin bunlarla belirlendiğini ve suretin, huyların ve talihin lütfunun bunlardan geldiğini söyledikleri her şeyi, biz niteliklerden doğar deriz. Zira sıcak ve nemli bir nitelik buna hükmeder, tıpkı havaî ve kanlı mizaca hükmettiği gibi. Böyle bir mizaca kavuşanlar da benzer bir surete ve huya erişirler; bunu İnsanî Fizyonomi adlı eserimizde yeterince açık biçimde ele almış bulunuyoruz.

Şunu da geçmeyeyim ki, insanların huyları ve suretleri ve nelerden meydana geldikleri araştırılırsa, onların yanılgısı en açık şekilde çürütülür. Çünkü ana rahminde cenin, tohumdan önce gelen ebeveyn kanının niteliğinden kurulur ve kırk gün sonra ruh ulaşır; insan da cenin mizacının bahşettiği huyları edinir. Öyleyse huylar neredeyse sekiz ay önce kazanılmışken doğum saatinin cenin ile ne ilgisi vardır? O vakit bilinmediği için de, bu zamanlar arasında hiçbir yakınlık bulunmadığı halde, tohumun düşüşü ile ana rahminden çıkış arasında bilmem nasıl bir benzeşme ve uyum olduğuna dair boş sözler ederler.

Bunun yanı sıra hiç de yararsız olmayan bir öğreti ekledik: Yıldızbilimcilerin uzun zaman süreçlerinde ve türlü deneylerle öğrendiklerini, gözlerini göğe kaldırıp yıldızları seyrederek tek bir bakışta nasıl öğrenebileceklerini gösterdik. Zira yıldızlar kendi fizyonomilerinden, renginden, hareketinden, büyüklüğünden, güzelliğinden ve biçimsizliğinden apaçık tanınırlar. Müşteri ve Zühre yıldızı, pek hoş ve neşeli bir parıltıyla ışıldayarak, göksel berraklıkta öyle üstün gelir ki tabiatın belli bir haşmetini işaret eder; çok benzer etkiler vaat eder, insanları zarif ve heybetli kılar ve şanlı bir hayat bağışlar.

Onların yıldızlara atfettiği şeyi, biz unsurların niteliklerinden doğar deriz.
Özgün metin (İngilizce)
But what they attribute to the stars—by which they say each one of us is set free, and from which the grace of form, manners, and fortune follows—we say arises from the qualities. For a warm and moist quality commands it, just as it does the airy and the sanguine; and those who obtain such a temperament also attain a similar form and manners, as has been discussed quite clearly in our Human Physiognomy. I omit that if the manners and forms of men are investigated, and from what they are formed, their fallacy is most clearly refuted: for in the maternal womb, the fetus is conceived from the quality of the parents' blood, which precedes the seed, and after forty days the spirit arrives, and the man will obtain such manners as the temperament of the embryo bestows. What, therefore, has the hour of birth to do with the fetus if the manners were contracted almost eight months earlier? And because that time is unknown, they prattle on about I know not what analogy and agreement between the fall of the seed and the exit from the maternal womb, when no affinity intervenes between these times. We have added, moreover, a not useless doctrine on how astrologers, what they have learned over long courses of time and through various experiments, could learn at a single glance by lifting their eyes to the sky and contemplating the stars: for they are clearly recognized from their physiognomy, color, motion, quantity, beauty, and deformity. The Jovian and Venereal star, coruscating with a very pleasant and joyful brightness, excels so much in celestial clarity that it marks a certain majesty of nature; it promises very similar effects, makes men graceful and august, and grants a glorious life.

Bu metin neden önemli

Giambattista della Porta (1535-1615), doğal büyü, optik ve fizyonomi üzerine eserleriyle tanınan Napolili bir bilgindir. 1603 tarihli Coelestis Physiognomoniae Libri Sex adlı bu eserde, yargısal astrolojiyi spekülatif ve bilim dışı bir uğraş olarak niteleyerek reddeder ve yerine bedensel özellikleri içsel hıltî mizaca bağlayan bir fizyonomi sistemi önerir. Yıldız etkisinin yerine unsurların niteliklerini koyarak, çehrede okunan karakterin göksel değil tabiî bir temele dayandığını savunur.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Coelestis Physiognomoniae Libri Sex (Celestial Physiognomy), Giambattista della Porta, 1603, Latince. Birinci Kitap, giriş bölümü, sayfa 11.
Neşir
1603 Latince baskı, 206 sayfa
Konum
Sayfa 11 (Birinci Kitap giriş kısmı)
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön