Rönesans doğa felsefesinin köşe taşı sayılan Doğal Büyü'de Napolili polihistör Giambattista della Porta, büyüyü karanlık bir sanat olarak değil, Doğa'nın tüm işleyişine dalan bir seyir olarak tanımlar. Ona göre gerçek büyücü, göklerin devinimini, unsurların dönüşümünü ve canlıların gizli özelliklerini inceleyerek Doğa'nın çehresini okur; şeyleri birbirine bağlayan uyuşma (sympatheia) ile birbirinden iten uyuşmazlığı (antipatheia) kavrar. Bu görüşte Sanat, Doğa'nın yalnızca gayretli bir hizmetçisidir.
Bize göre ise Büyü, tüm Doğa'nın seyrine dalmaktan başka bir şey değildir. Zira göklerin, yıldızların, unsurların ve bunların dönüşümlerinin göz önünde bulundurulmasından, aynı şekilde hayvanların, bitkilerin ve minerallerin doğuşuyla ölüşüne dair gizli sırlardan yola çıkıldığında, bu ilmin tümü, ileride daha geniş biçimde göreceğimiz üzere, Doğa'nın çehresine dayanıyor gibi görünür.
Marcus Tullius de, Kehanet Üzerine adlı kitabında, Persler arasında büyü ilmiyle donanmamış hiç kimsenin kraliyet yüceliğine erişemediğini söyler. Çünkü Doğa dünyayı karşılıklı uyuşmazlık ve uyuşmayla nasıl yönetiyorsa, onlar da kendi devletlerini yönetmeyi böylece öğrensinler diyedir bu.
Diyorum ki bu ilim, büyük bir gücün efendisi olup gizli sırlarla dolup taştığından, gizli şeylerin ve tüm Doğa'nın nitelikleriyle özelliklerine dair bir bilgi bahşeder. Şeyleri, aralarındaki uyuşma ve uyuşmazlığa dayanarak karşılıklı ve yerinde bir tatbikle nasıl ayıracağını ya da birleştireceğini öğretir; öyle ki halkın mucize dediği o işleri, her türlü hayranlığı ve insan idrakini aşan işleri gerçekleştirir.
Bu yüzden ey Büyü'ye tanıklık etmeye gelen sen, Büyü'nün işlerinin, Sanat'ın gayretli bir hizmetçi olarak kendisine yardım ettiği Doğa'nın işlerinden başka bir şey olmadığına inanmalısın.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Giambattista della Porta (yaklaşık 1535-1615), Napoli'de bilimsel keşifleri paylaşmak için kurulan Accademia dei Secreti'nin (Sırlar Akademisi) kurucusu ve devrinin en tanınmış doğa filozoflarından biriydi. İlk kez genç yaşta yayımladığı Magia Naturalis, sonraki baskılarda yirmi kitaba genişleyerek optikten simyaya, tarımdan mineralojiye uzanan devasa bir doğa ansiklopedisine dönüştü. Della Porta bu eserde, dönemin sympatheia (uyuşma) ve antipatheia (uyuşmazlık) öğretisini merkeze alır: kimi şeyler doğal bir yakınlıkla birbirini çeker, kimileri gizli bir düşmanlıkla birbirini iter. Manyetit ile demir arasındaki çekim ya da asma ile lahana arasındaki kaçınma gibi örnekler, bu görünmez bağların kanıtı sayılır. Onun için doğal büyü, bu gizli özellikleri gözlemleyip sınayarak insan yararına kullanma ilmidir; yani Doğa'nın işleyişini taklit ve teşvik eden erken modern bir deneysel doğa felsefesi.
Eser hakkında
Geç Rönesans İtalya’sının verimli düşünce ikliminde yetişen Napolili polihistör Giambattista della Porta, on altıncı yüzyılın ikinci yarısı ile on yedinci yüzyılın başlarında doğa felsefesi alanındaki araştırmalarıyla öne çıkmıştır. Kurucusu olduğu Accademia dei Secreti çevresinde toplanan araştırma merakı, antik metinlerin yeniden yorumlanması ile maddesel dünyanın doğrudan gözlemini bir araya getiren bir geleneğe dayanır. Della Porta, Orta Çağ’ın skolastik kalıplarını aşmaya çalışırken göksel hareketlerden yer altı cevherlerine kadar evrendeki tüm işleyişi akılcı ve deneysel bir mercekle kavramayı amaçlayan erken modern doğa felsefesi dairesinde yer alır.
Yirmi kitaptan oluşan genişletilmiş neşriyle Doğal Büyü, doğadaki gizli nedenleri ve nesnelerin birbiriyle kurduğu örtük ilişkileri sistematik biçimde sınıflandıran kapsamlı bir eserdir. Della Porta bu metinde, dönemin yaygın anlayışının aksine büyüyü doğaüstü ya da şeytani bir uğraş olarak değil, bizzat Doğa’nın kendi kanunlarının kavranması ve insan eliyle tatbik edilmesi olarak savunur. Optikten madenciliğe, bitkilerin özelliklerinden simyaya kadar uzanan bölümler boyunca evrendeki görünmez çekim ve itim bağları incelenir. Eserin ana savı, insanın doğayı yönetmek için öncelikle onun gizli düzenine boyun eğmesi ve sanatı, yani tekniği, Doğa’nın hizmetine sunması gerektiğidir.
Burada sunulan pasaj, eserin kuramsal çerçevesini çizen birinci kitabın üçüncü bölümünde yer almakta ve metnin temel kavramsal omurgasını oluşturmaktadır. Della Porta, Cicero’ya atıfla Pers bilgeliğini anarak büyüyü evrenin idaresiyle özdeşleştirir ve bu ilmi doğrudan doğanın tefekkürü olarak vazeder. Okur, bu pasajı incelerken yazarın doğa felsefesi ile teknik uygulama arasında kurduğu köprüyü göz önünde bulundurmalı; metindeki mucize kavramının doğaüstü bir sapma değil, doğadaki uyuşma ve uyuşmazlık yasalarının yerinde işletilmesinden doğan tabii bir netice olduğunu dikkate almalıdır.
Bu eser Büyü ve Okült Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- Magia Naturalis
- Neşir
- 1607 Latin edition (20 books)
- Konum
- Kitap I, Bölüm III (Büyü nedir), sayfa 41
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
- Kutsala Dönüş
- Kadim Kaynaklar'da özgün metni gör →
Uysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Doğal Büyü. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/della-porta-dogal-buyu@misc{kk_della_porta,
author = {Uysal, Şira Nur},
title = {{Doğal Büyü}},
year = {2026},
publisher = {Kadim Kütüphane},
url = {https://kadimkutuphane.com/della-porta-dogal-buyu},
note = {Türkçe çeviri, özgün eser: Giambattista della Porta},
}Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
