Elizabeth çağının matematikçisi ve müneccimi John Dee, kristal bir taşın karşısında diz çöküp meleklerle konuştuğuna inanıyordu. Sesleri görücüsü Edward Kelley aktarır, Dee ise onları defterine geçirirdi. Aşağıdaki pasaj, taştan yükselen bir meleğin ağzından dökülen kıyametvari bir kehanettir. Çürümüş dalların düşeceği, adaletin lekesiz bir insan suretinde doğacağı ve Kudüs'ün yeryüzüne ineceği vaat edilir. Meric Casaubon bu tutanakları bir buçuk asır sonra yayımladığında amacı Dee'yi aklamak değil, ruhların gerçekliğine dair bir uyarı sunmaktı.
Ateşin ve kutsal hakikatinin ruhu içinde şu an aranızda konuşan Tanrı'nın kudreti ve gücü, yücelerden inecektir. Gökten, tesellinin makamından, ebedî tahttan aşağı düşecek fakat ne içinize ne de aranıza (zira siz kökünüzden sökülüp atılacaksınız), yalnızca kutsal yere ve teselli hanesi olan köke inecektir. İşte konuşanın kudreti öyle heybetli, öyle güçlü ve öyle sonsuz olacaktır ki, gebe bir kadın gibi, Tanrı'nın Kilisesi'nde beyaz bir cübbeye bürünmüş bir insan doğuracaktır. O, lekesiz olan Adalet'tir. Kutsal makamdan taşan lütuf bolluğunun ve teselli sularının üzerinde, sonsuz bir kudretle, kutsallığın ve güzelliğin cübbesi içinde yürüyecek olan Adalet.
Ve işte, ey insanoğulları, anlayışla ve hikmet ruhuyla dolacaksınız. Sizinle konuşanın lütfu aranızda bereketli ve güçlü olacak, böylece filizlenip yeryüzünü ve Mesih'in hanesini güzelleştireceksiniz. Yüksek dallar ve heybetli budaklar ise değerlerini yitirip yere atılacaklar, çünkü kendilerini çağıranın onurunu kırarcasına dışarıdaki çürük gövdeye yerleşmişlerdir. Artık aranızda ne kuvvet ne fazilet kalacaktır. Sular üzerinde yürümüş olanın demir asasıyla dizginlenip hakikate boyun eğeceksiniz. İşte ancak o zaman huzur ve dinginlik gelecek; işte o zaman Kudüs inecektir.
Kendi üzerime yemin ederim ki, birkaç ay sonra, vakit dolduğunda, o kutsal yere vuracak ve onu kıracağım, öyle ki içinde hiçbir mekruhluk kalmayacaktır. Ve işte dünyanın uçları açılacak, bütün halklar Kuzu'nun haçında ve adında sevineceklerdir. Fakat önce tüm milletlere dehşet gelir. Bu yüzden yazıklar olsun size, ey yeryüzünün kralları ve prensleri! İşitecek kulağı olan işitsin.
İşitecek kulağı olan işitsin.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
John Dee (1527-1608), I. Elizabeth'in danışmanı, kütüphanesiyle çağının en büyük bilginlerinden biriydi. Ömrünün son yıllarında dikkatini melek konuşmalarına verdi. Görücüsü Edward Kelley kristal küreye bakar, taşta beliren figürleri ve sesleri tarif eder, Dee bunları harfi harfine kaydederdi. Bu pasaj, Dee ile Kelley'nin Orta Avrupa yolculuğu sırasında, hamileri Rosenberg'in huzurunda alınan bir kehanettir; İngiltere'nin geleceğine ve dinî bir reforma dair kıyametvari imgeler taşır. İlahiyatçı Meric Casaubon, Dee'nin el yazmalarını 1659'da yayımladığında bunu bir okült el kitabı olarak değil, ruhların gerçekliğine ve aldanışın tehlikesine dair uyarıcı bir belge olarak sundu. Eser, Rönesans doğal büyüsünün ve melekbilimin en çarpıcı birincil kaynaklarından biri olarak kaldı.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- A True & Faithful Relation of What Passed for Many Years Between Dr. John Dee and Some Spirits
- Neşir
- London: D. Maxwell for T. Garthwait, 1659 (folio)
- Konum
- Sayfa 440 (Dee ile bir ruhun eylemi; ceviri metni)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
