John Dee (1527-1608), Kraliçe I. Elizabeth'in sarayına yakın matematikçi, astrolog ve doğa filozofu, Henry Billingsley'nin Euclid'in Elementler'ini İngilizceye çevirdiği 1570 basımına uzun ve olağanüstü bir önsöz — "Mathematicall Praeface" — yazmıştır. Bu önsöz, yalnızca geometriye giriş değil, matematiğin tüm bilimlerin ve sanatların temelinde yattığını savunan, dönemin en tutkulu matematik-mistisizmi metinlerinden biridir; mimarlıktan denizciliğe, müzikten optiğe kadar pek çok "türev sanatı" sayının ilkelerinden türetir.
Mathematicall Praeface'ten
Önceki sözlerimden şu kolayca çıkarılabilir ki, Sayı'nın üçlü bir hâli vardır: biri Yaratıcı'da; bir başkası her bir yaratılmışta (onun tam oluşumu bakımından); ve üçüncüsü, ruhsal ve meleksel zihinlerde, ve insan ruhunda. Birinci ve üçüncü hâlde Sayı, Sayan Sayı diye adlandırılır. Ama bütün yaratılmışlarda, bunun dışında, Sayı Sayılan Sayı diye adlandırılır.
Ve bizim ruhumuzda Sayı öylesine bir hükümranlık taşır, ve onunla öylesine bir yakınlığı vardır ki, eski filozoflardan bazıları, insan ruhunun kendi kendini hareket ettiren bir sayı olduğunu öğretmişlerdir. Ve gerçekten de, bizde bu her ne kadar bir ilinek olsa da, öyle bir ilinektir ki, bütün yaratılmışlardan önce, Yaratıcı'da, ezelî-ebedî olarak kâmil bir varlığa sahipti. Sayan Sayı, öyleyse, şeyleri ayırt eden ve birbirinden temyiz eden temyiz kudretidir. Ama Yaratıcı Tanrı'da bu temyiz, başlangıçta, bütün şeyleri düzenli ve ayrı ayrı meydana getirdi.
Zira O'nun Sayması, bütün şeyleri Yaratması demekti. Ve O'nun bütün şeyleri sürekli Sayması, onları varlıkta muhafaza etmesidir: ve O bir Birim'i eksik bıraktığı yerde ve zamanda, o tikel şey yaratılmamış kılınır. Burada dururum. Ama bizim ayırma, temyiz etme ve sayma işlemimiz hiçbir şey yaratmaz; yalnızca ele alınan çokluğa kesin ve belirli bir belirlenim kazandırır.
İnsan ruhu, kendi kendini hareket ettiren bir sayıdır.
Özgün metin (İngilizce)
From the Mathematicall Praeface.
Of my former wordes, easy it is to be gathered, that Number hath a treble state: One, in the Creator: an other in every Creature (in respect of his complete constitution:) and the third, in Spirituall and Angelicall Myndes, and in the Soule of man. In the first and third state, Number, is termed Number Numbryng. But in all Creatures, otherwise, Number, is termed Nuber Numbred.
And in our Soule, Number beareth such a sway, and hath such an affinitie therewith: that some of the old Philosophers taught, Mans Soule, to be a Number mouyng it selfe. And in dede, in vs, though it be a very Accident: yet such an Accident it is, that before all Creatures it had perfect beyng, in the Creator, Sempiternally. Number Numbryng therefore, is the discretion discerning, and distincting of thinges. But in God the Creator, this discretion, in the beginnyng, produced orderly and distinctly all thinges.
For his Numbryng, then, was his Creatyng of all thinges. And his continuall Numbryng, of all thinges, is the conseruation of them in being: and, where and when he will lacke an Vnit, there and then, that particular thing shalbe discreated. Here I stay. But our seuerallyng, distinctyng, and numbryng, createth nothyng: but of multitude considered, maketh certaine and distinct determination.
Bu metin neden önemli
Bu bölüm, Dee'nin Sayı kavramına yüklediği metafizik derinliği gösterir: Sayı'nın Yaratıcı'da, yaratılmışlarda ve ruhsal zihinlerde olmak üzere üçlü bir varoluşu olduğunu, ve bunun 'Sayan Sayı' (numaralandıran, etkin) ile 'Sayılan Sayı' (numaralandırılan, edilgen) ayrımıyla ifade edildiğini anlatır. Antik filozoflara atıfla insan ruhunun 'kendi kendini hareket ettiren bir sayı' olduğu iddiası — Platon geleneğinden gelen bir öğreti — Rönesans'ta matematiğin neden salt hesap değil, doğrudan ruhsal bir disiplin olarak görüldüğünü açıklar. Dee'nin Pico della Mirandola'ya ve onun Roma'da savunduğu 900 tezden birine yaptığı gönderme de, İtalyan Rönesans hümanizminin İngiltere'deki izlerini gösterir.
Eser hakkında
On altıncı yüzyıl İngiltere’sinin önde gelen doğa filozoflarından, matematikçilerinden ve astrologlarından biri olan John Dee (1527-1608), Tudor dönemi entelektüel hayatının ve Kraliçe I. Elizabeth sarayının dikkat çekici simalarındandır. Dee, klasik antikçağın bilimsel mirasını Rönesans hümanizmi ve dönemin felsefi arayışlarıyla buluşturan geniş bir ilgi alanına sahipti. Henry Billingsley tarafından Euclid’in Elementler eserinin 1570 yılında yapılan ilk İngilizce tercümesi için kaleme aldığı kapsamlı önsöz olan Mathematicall Praeface, Dee’nin matematiksel düşünceyi pratik zanaatların ve doğa gözleminin merkezine yerleştiren yaklaşımını yansıtır. Metin, dönemin felsefi ikliminde sayıyı yalnızca teknik bir hesap aracı olarak değil, kâinatın düzenini anlamlandıran temel bir ilke olarak gören geleneğin güçlü bir temsilidir.
Mathematicall Praeface, teorik geometri ile pratik uygulamalar arasında köprü kurmayı hedefleyen çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Dee bu metinde, aritmetik ve geometrinin ilkelerini temele alarak mimarlıktan denizciliğe, optikten mekaniğe kadar uzanan pek çok disiplini bu temel disiplinlerden türetir. Eserin ana savı, maddi dünyadaki tüm pratik sanatların ve zihinsel melekelerin matematiksel kesinlik üzerine inşa edildiğidir. Yazar, soyut matematiksel kavramların hem fiziksel dünyayı dönüştürme gücünü hem de insan zihnini hakikate ulaştırma potansiyelini ayrıntılı biçimde ele alır. Böylece çalışma, hem mekanik sanatları yücelten pratik bir kılavuz hem de sayının metafizik konumunu sorgulayan kuramsal bir inceleme hüviyeti kazanır.
Seçilen bu pasaj, Dee’nin sayının ontolojik konumunu ve zihinle olan ilişkisini temellendirdiği teorik bir eşiği temsil eder. Yazar burada sayma eylemini, varlığı meydana getiren ve onu idrak eden kurucu bir kudret olarak inceler. İlahi yaratılış ile insanın idrak kapasitesi arasındaki mahiyet farkını netleştiren bu satırlar, eserin pratik bilimlere dair kısımlarının ardında yatan felsefi zemini açığa çıkarır. Okur, bu metne yaklaşırken erken modern dönemde matematiğin yalnızca ölçülebilir maddelerle sınırlı kalmayıp, zihinsel süreçlerin ve varlık hiyerarşisinin tanımlanmasında nasıl felsefi bir dil olarak kullanıldığını göz önünde bulundurmalıdır. Pasaj, rasyonel düşüncenin ontolojiyle iç içe geçtiği dönemsel bakış açısını anlamak için zengin bir çerçeve sunar.
Bu eser Kutsal Geometri ve Mimari Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- Mathematicall Praeface, Euclid'in Elementleri önsözü (İngilizce, 1570)
- Neşir
- 1570
- Konum
- s. 16
- Kalıcı arşiv
- DOI: 10.5281/zenodo.21985016 (Zenodo)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Archive.org
Uysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Sayan Sayı ve Sayılan Sayı: Ruhun Kendi Kendini Hareket Ettiren Sayısı. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/dee-mathematicall-praeface-sayan-sayi-sayilan-sayi@misc{kk_dee_mathematicall,
author = {Uysal, Şira Nur},
title = {{Sayan Sayı ve Sayılan Sayı: Ruhun Kendi Kendini Hareket Ettiren Sayısı}},
year = {2026},
publisher = {Kadim Kütüphane},
doi = {10.5281/zenodo.21985016},
url = {https://kadimkutuphane.com/dee-mathematicall-praeface-sayan-sayi-sayilan-sayi},
note = {Türkçe çeviri, özgün eser: John Dee},
}Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
