Jacob Bryant, on sekizinci yüzyılın en iddialı mitoloji çözümlemelerinden birini kaleme aldı. Ona göre Yunan, Mısır ve Doğu tanrılarının anlatıları, aslında bozulmuş bir kutsal tarihin yankılarıydı. Aşağıdaki pasaj eserin çekirdek tezini ortaya koyar: Ham soyundan gelen bir halkın, atalarını tanrılaştırıp Güneş olarak taparak nasıl bütün bir kadim dünyanın mitolojisini biçimlendirdiğini anlatır.
Sözünü ettiğim o hayret verici halk, Kuş’un torunlarıydı ve Kuthitler ile Kuseanlar diye anılırlardı. Ailelerin genel göçü sırasında yerlerinde durdular fakat en sonunda yeryüzünün dört bir yanına dağıldılar. Hakikatten ilk yüz çevirenler onlar oldu; yine de dünyevi hikmette pek büyüktüler. Gittikleri her yere birçok faydalı sanat getirdiler ve üstün bir varlık mertebesi olarak görüldüler. Bu yüzden onlara Kahramanlar, Daimonlar, Heliadlar ve Makarialılar dendi.
Seferlerinde başka uluslar da onlara katıldı; bilhassa ailelerinin akraba kolları olan Mizraim, Kaftorim ve Kenan oğulları. Bunların tümü Ham soyundandı ki Ham, kendi zürriyeti tarafından en yüce hürmetle anılırdı. Ona Amon adını verdiler ve zamanla onu bir ilahlık mertebesine yükselterek Güneş olarak ona taptılar. Bu tapınıştan ötürü kendilerine Amonyalılar dendi. Bu, eser boyunca durmadan karşımıza çıkacak bir addır. Bu adın altında, ister Mısırlı olsunlar ister Kuthit ister Kenan oğulları, bu ailenin bütün fertleri toplanmıştır.
Bryant’ın gayesi bu adları izlemekti. Zira Amonyalılar birbirinden çok uzak diyarlara göç ettikleri halde, yerleştikleri her yerde aynı tapınışı, aynı ayinleri ve atalarına dair aynı tarihi bırakmışlardı. Şehirlerinin ve mabetlerinin adlarında beliren büyük benzerlik de bütün bu işin bir ve aynı halkın eseri olduğuna delildi.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Jacob Bryant (1715-1804), İngiliz klasik filolog ve kadim tarih araştırmacısıydı. Üç ciltlik başyapıtı A New System, or an Analysis of Ancient Mythology (1774-1776), bütün pagan mitolojilerini Tufan sonrası tek bir kökene, Nuh’un oğlu Ham’ın soyuna bağlayan iddialı bir sentez sunar. Bryant’ın yöntemi büyük ölçüde etimolojiktir: Yunanların bozduğu kadim terimlerin izini sürerek gizli bir kutsal tarihi ortaya çıkarmayı amaçlar. Bu pasaj eserin önsözünden alınmıştır ve kitabın anahtar kavramı olan Amonyalılar terimini tanıtır. Bryant’ın kuramları on dokuzuncu yüzyıl karşılaştırmalı mitoloji ve dilbilimi tarafından büyük ölçüde aşılmış olsa da eser, Aydınlanma çağının mit ile kutsal anlatı arasındaki bağı kurma çabasının çarpıcı bir örneğidir.
Eser hakkında
On sekizinci yüzyıl İngiltere’sinde klasik antikite ve kutsal metinler arasındaki ilişkileri aydınlatma çabası, dönemin entelektüel çevrelerinde belirgin bir yer tutuyordu. Bu ortamda yetişen Jacob Bryant, antik diller ve kadim coğrafya konusundaki birikimiyle pagan inançların kökenini anlamaya çalışan araştırmacılardan biriydi. Aydınlanma düşüncesinin akılcı sorgulamaları ile geleneksel teolojik kabullerin kesiştiği bu dönemde Bryant, Greko-Romen dünyasının ve Doğu uygarlıklarının çoktanrılı panteonlarını rasyonel bir çerçeveye oturtmayı amaçlayan bir çalışma yürüttü.
Kadim Mitolojinin Yeni Sistemi, farklı coğrafyalara ait mitolojik anlatıların aslında ortak bir tarihsel hafızanın parçalanmış biçimleri olduğu savına dayanır. Eser, Doğu Akdeniz’den Mısır ve Yunanistan’a kadar uzanan geniş bir havzada kullanılan yer, tanrı ve kabile adlarını inceleyerek bu ortak zemini belirlemeye girişir. Bryant’a göre, antik dünyada karşılaşılan tapınak isimleri, dinsel törenler ve kült merkezleri birbirinden bağımsız gelişmeler değil, Tufan sonrası dönemde göç eden toplulukların geride bıraktığı izlerdir. Yazar, bu izleri bir araya getirerek pagan tanrıların aslında tarihsel şahsiyetlerin zamanla kutsallaştırılmış halleri olduğunu öne sürer.
Seçilen bu pasaj, Bryant’ın kurguladığı sistemin kavramsal temelini ve araştırmasında takip edeceği etnik ve dinsel ekseni doğrudan okura sunmaktadır. Yazar, eser boyunca sıklıkla başvuracağı Amonyalılar adlandırmasını burada gerekçelendirir ve bu zümrenin sanatsal mahareti ile kadim kültlerin yayılışı arasındaki bağı tanımlar. Okur bu metni, modern filoloji ve mitoloji çalışmalarından önceki bir evrede kadim dünyanın nasıl anlaşıldığını ve kutsal anlatıların tarihsel bir modelleme amacıyla nasıl ele alındığını gösteren bir düşünce belgesi olarak değerlendirebilir.
Bu eser Mit ve Kutsal Anlatı Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- A new system, or an analysis of ancient mythology
- Neşir
- Jacob Bryant, Londra, 1775-1776 (İngilizce), 528 sayfa
- Konum
- Önsöz (Preface), s. 13
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
Uysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Kadim Mitolojinin Yeni Sistemi. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/bryant-kadim-mitolojinin-yeni-sistemi@misc{kk_bryant_kadim,
author = {Uysal, Şira Nur},
title = {{Kadim Mitolojinin Yeni Sistemi}},
year = {2026},
publisher = {Kadim Kütüphane},
url = {https://kadimkutuphane.com/bryant-kadim-mitolojinin-yeni-sistemi},
note = {Türkçe çeviri, özgün eser: Jacob Bryant},
}Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
