Giordano Bruno 1582 tarihli bu eserinde hafıza sanatını Yeni Platoncu ve Hermetik ilkelerle harmanlar. Buradaki pasaj, kitabın kalbindeki öğretidir, yani gölgenin ne olduğunun tanımıdır. Bruno gölgeyi karanlıkla karıştırmamamızı ister. Gölge, karanlık değildir, ışığın içindeki bir izdir, insan zihninin sonlu bir aynada ilahi hakikate katıldığı o ara bölgedir.
İKİNCİ YÖNELİM. Bu meseleyi enine boyuna düşündüğünüzde, şunun da aklınıza gelmesini isterim, gölgeyi karanlığın tabiatından ayırt etmelisiniz. Gölge, karanlık değildir, ışığın içindeki bir karanlık izi ya da karanlığın içindeki bir ışık izidir. Ya hem ışığa hem karanlığa ortaktır, ya ışık ile karanlığın bir bileşimidir, ya da ışık ile karanlığın bir karışımıdır. Yahut her ikisinden de ayrılmış olarak ne ışık ne karanlıktır. Bu da ya ışığın tam hakikati olmadığı için, ya da sahte bir ışık olduğu içindir. Yahut ne hakiki ne sahte olup, hakiki yahut sahte olan şeyin bir izi olduğu içindir. Ne var ki bizim şimdiki amacımız bakımından gölge, ışığın bir izi, ışığa ortak olan yahut tam olmayan ışık sayılsın.
ÜÇÜNCÜ YÖNELİM. Bundan başka, ışık iki türlü kavrandığından, yani hem töz alanında hem de tözün çevresinde yahut içinde var olan şeyler alanında, buradan gölgenin de iki türlü alındığı çıkar. Bir tözü kuşatan ışık, sanki onun son iziymişçesine, 'ilk edim' denilen ışıktan çıkar. Aynı biçimde bir tözü kuşatan gölge de, tözden geldiği söylenen gölgeden yayılır. Bu, doğa filozoflarımızın 'ilk madde' de dediği o 'ilk özne'dir. Bu maddeye ortak olan her şey saf ışık almadığından, ışığın gölgesi altında var olup iş gördükleri söylenir.
DÖRDÜNCÜ YÖNELİM. Dolayısıyla, gölge ışıktan bir şey ve karanlıktan bir şey taşıdığından, bir kimsenin iki türlü gölge altında bulunabileceği gözünüzden kaçmasın. Bir yandan karanlığın ve dedikleri gibi ölümün gölgesi vardır. Bu, yüksek yetiler sönüp âtıl kaldığında yahut alçak yetilere boyun eğdiğinde olur. Bu durumda ruh yalnızca bedenin ve duyuların hayatıyla meşguldür. Öte yandan ışığın gölgesi vardır. Bu ise, alçak yetiler yüksek yetilerin soluğuyla ebedî ve daha yüce şeylere yöneltildiğinde olur.
Gölge, karanlık değildir, ışığın içindeki bir izdir.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu pasaj eserin öğreti çekirdeğini oluşturan otuz 'yönelim'in (intentiones) ilkleri arasındadır. Bruno burada hafıza sanatının metafizik temelini kurar. İnsan zihni ilahi hakikate doğrudan değil, ancak onun bir gölgesi, yani ışığın bir izi aracılığıyla erişir. Ruhun yüksek yetileri yüceye yöneldiğinde 'ışığın gölgesi', bedene ve duyulara battığında ise 'karanlığın gölgesi' altında bulunur.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- De Umbris Idearum (Fikirlerin Gölgeleri Üzerine)
- Neşir
- 1582 İlk Baskı
- Konum
- İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Yönelim, sayfa 32-33
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
