Giordano Bruno (1548-1600), sonsuz evren ve sayısız dünya öğretisiyle tanınan Rönesans filozofu, "Gli Eroici Furori" ("Kahramanca Coşkular", 1585) adlı eserinde aşk şiiri geleneğini felsefi bir alegoriye dönüştürür: şairin sevgiliye duyduğu tutku, ruhun İlahi olana duyduğu sonsuz özlemin simgesidir. Eser, sonelerin art arda geldiği ve bunların ardından iki konuşmacının (Cesarino ve Maricondo) yorumladığı bir diyalog formunda ilerler. Bu çeviri, L. Williams'ın 1887 tarihli İngilizce çevirisinden alınmıştır.
Birinci Diyalog'dan
Zihinsel güç asla dinlenmez; kavranmış hiçbir hakikatle asla tatmin olmaz, tersine henüz kavranmamış olan hakikate doğru durmaksızın ilerler. Aynı şekilde, kavrayışı izleyen istenç de, sonlu hiçbir şeyle asla tatmin olmadığını görürüz. Bunun sonucunda, ruhun özü daima kendi cevherinin ve varlığının kaynağına gönderme yapar.
Maddeye koruma ve yönetim sağlamaya yönelttiği doğal güçlerine gelince — ruh maddeyle bu güç aracılığıyla ittifak kurar ve ona yakınlaşarak kendi kemalinden alt varlıklara pay verir, çünkü İlahi olana benzerliği vardır; O da kendi iyiliğiyle kendini iletir ya da sonsuzca üretir — yani evrensel sonsuza ve içindeki sayısız dünyaya varlık bağışlar — ya da sonlu biçimde, yalnızca gözlerimize ve ortak aklımıza tabi olan şu evreni üretir.
Böylece ruhun tek bir özünde bu iki tür güç bulunur; ve bunlar kişinin kendi iyiliği ile başkalarının iyiliği için kullanıldığından, ruhun bir çift kanatla betimlenmesi doğaldır — bu kanatlarla ilksel ve maddi-olmayan kudretlerin nesnesine doğru güçlüdür — ve ağır bir taşla da betimlenir, bu taşla da ikincil ve maddi kudretlerin nesnelerine doğru etkin ve tesirlidir.
Buradan şu sonuç çıkar ki, coşkunun bütün duygulanımı ikiye bölünmüş, parçalanmış ve kendini yukarı zorlamaktan çok aşağı doğru eğilmeye daha yatkın bir konuma yerleştirilmiştir — çünkü ruh kendini alçak ve düşman bir ülkede bulur, ve kendi güçlerinin en zayıf olduğu, kendi asıl yurdunun uzak bölgesine ancak öyle ulaşır.
CES. — Bu güçlüğün aşılabileceğini düşünüyor musunuz?
Özgün metin (İngilizce)
From the First Dialogue.
The intellectual power is never at rest, it is never satisfied with any comprehended truth, but ever proceeds on and on towards that truth which is not comprehended. So also the will which follows the apprehension, we see that it is never satisfied with anything finite. In consequence of this, the essence of the soul is always referred to the source of its substance and entity.
Then as to the natural powers, by means of which it is turned to the protection and government of matter, to which it allies itself, and by appulsion benefits and communicates of its perfection to inferior things, through the likeness which it has to the Divine, which in its benignity communicates itself or produces infinitely, i.e. imparts existence to the universal infinite and to the innumerable worlds in it, or, finitely, produces this universe alone, subject to our eyes and our common reason.
Thus then in the one sole essence of the soul are found these two kinds of powers, and as they are used for one's own good and for the good of others, it follows that they are depicted with a pair of wings, by means of which it is potent towards the object of the primal and immaterial potencies, and with a heavy stone, through which it is active and efficacious towards the objects of the secondary and material potencies.
Whence it follows that the entire affection of the enthusiast is bifold, divided, harassed, and placed in a position to incline itself more easily downwards than to force itself upwards: seeing that the soul finds itself in a low and hostile country, and reaches the far-off region of its more natural home where its powers are the weakest.
CES. Do you think that this difficulty can be overcome?
Bu metin neden önemli
Bu bölüm, Bruno'nun kozmolojisiyle ruh öğretisini iç içe geçirdiği yeri gösterir: ruhun 'zihinsel güç'ü hiçbir kavranmış hakikatle tatmin olmayıp durmaksızın İlahi olana yönelirken, aynı ruh maddi dünyaya da bir güçle bağlıdır — ve İlahi olan da kendi iyiliğinden ötürü ya sonsuz sayıda dünyaya varlık bağışlar ya da yalnızca bizim gördüğümüz bu tek evreni üretir. Bruno bu iki gücü kanatlar (yukarı, ilksel olana doğru) ve ağır bir taş (aşağı, maddi olana doğru) imgeleriyle betimler; ruhun bu dünyada kendini 'alçak ve düşman bir ülkede' bulduğu, asıl yurdundan uzakta olduğu fikri, Bruno'nun sonsuz evren kozmolojisinin insan deneyimindeki karşılığıdır.
Eser hakkında
Rönesans düşüncesinin çalkantılı döneminde eserler veren İtalyan filozofu Giordano Bruno (1548-1600), Kopernikçi modeli aşan sonsuz evren ve sayısız dünya fikriyle tanınır. Düşünür, geleneksel Aristotelesçi-Batlamyusçu kozmolojiden kopuş sürecinde doğa felsefesi ile metafiziği kendine has bir zeminde birleştirmiştir. Bruno, 1585 yılında Londra’da yayımlanan Gli Eroici Furori (Kahramanca Coşkular) adlı çalışmasında, çağının köklü İtalyan lirik aşk şiiri geleneğini felsefi bir dille yeniden kurar; böylece bireysel aşk deneyimini, hakikate ve sonsuz ilk ilkeye yönelen zihinsel bir tefekküre dönüştürür.
Gli Eroici Furori, sıralanan sonelerin ardından gelen felsefi şerhlerden meydana gelen ve Cesarino ile Maricondo karakterlerinin konuşmaları üzerinden ilerleyen diyalog temelli bir metindir. Eserin ana izleği, insanın duyusal bağlardan sıyrılarak mutlak bilgiye ve kaynağa ulaşma çabasında yaşadığı entelektüel gerilimdir. Bruno, sonlu nesnelerin zihinsel ve iradi açlığı asla dindiremeyeceğini savunarak, hakikat arayışını bir tür kahramanca çaba olarak nitelendirir. Eser boyunca şairane imgeler, insanın zihinsel sınırlarını aşma arzusunu çözümleyen felsefi kavramlarla adım adım açımlanır.
Sayfadaki pasaj, eserin Birinci Diyalog bölümünde yer almakta olup insan ruhunun ontolojik yapısını kurucu karşıtlıklarla ele alır. Metinde ruhun yukarıya, ilksel olana yönelen zihinsel kanatları ile aşağıya, maddi dünyaya bağlanan ağır taş mecazı yan yana getirilir. Okur bu pasajı incelerken, insanın sonlu bir bedende yaşarken sonsuz bir hakikat arzusunu taşımasından doğan bölünmüşlüğü takip edebilir. Bruno’nun metni, zihnin asla doymayan bilme arayışını insanın kendi kökenine dönme çabası olarak okumaya imkân veren bir çerçeve sunar.
Bu eser Kozmoloji Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- The Heroic Enthusiasts / Gli Eroici Furori (İngilizce, 1887 basım)
- Neşir
- 1585 (bu çeviri: 1887)
- Konum
- Birinci Diyalog, s. 32-33
- Kalıcı arşiv
- DOI: 10.5281/zenodo.21985022 (Zenodo)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Archive.org
Uysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Kanatlar ve Taş: Ruhun İkili Gücü. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/bruno-eroici-furori-kanatlar-ve-tas-ruhun-ikili-gucu@misc{kk_bruno_eroici,
author = {Uysal, Şira Nur},
title = {{Kanatlar ve Taş: Ruhun İkili Gücü}},
year = {2026},
publisher = {Kadim Kütüphane},
doi = {10.5281/zenodo.21985022},
url = {https://kadimkutuphane.com/bruno-eroici-furori-kanatlar-ve-tas-ruhun-ikili-gucu},
note = {Türkçe çeviri, özgün eser: Giordano Bruno},
}Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
