Babil rahibi Berossos, MÖ 3. yüzyılda Yunanca kaleme aldığı Babyloniaka adlı eserinde, uygarlığın kaynağını insan elinden değil sulardan gelen bir varlığa bağlar. Tufan öncesi çağların bu ilk bilgesi Oannes, yarı balık yarı insan bedeniyle Kızıl Deniz kıyısından yükselir ve insanlara yazıyı, sayıları, şehirleri ve tapınakları öğretir. Aşağıdaki pasaj, bu kadim anlatının en temiz bilimsel aktarımlarından birini, Robert William Rogers'ın 1912 tarihli çevirisinden sunmaktadır.
İlk yılda Kızıl Deniz'den, Babil ile sınırdaş olduğu yerde akıl sahibi bir varlık belirdi; adı Oannes idi. Apollodoros'un da anlattığı gibi, bütünüyle bir balık bedenine sahipti; ancak balığın başının altında bir baş daha bitmişti ve balığın kuyruğundan da tıpkı bir insanınki gibi ayaklar çıkmıştı. İnsan sesiyle konuşurdu ve onun bir tasviri bugün dahi korunmaktadır.
Anlatıldığına göre bu varlık, gündüzleri hiçbir besin almaksızın insanların arasında geçirir, onlara harflerin, sayıların ve pek çok sanatın bilgisini verirdi. İnsanlara şehirlerin kuruluşunu, tapınakların temellendirilmesini, yasaların konuluşunu ve toprağın ölçülmesini öğretti; tohumları ve ürünlerin devşirilmesini açıkladı; kısacası uygar hayata dair her şeyi insanlara belletti. O günden sonra kayda değer başka hiçbir şey keşfedilmedi.
Güneş battığında ise bu varlık, yani Oannes, yeniden denize döner ve geceleri suların derinliğinde geçirirdi; zira o hem karada hem suda yaşayan bir yaratıktı.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Berossos, Büyük İskender sonrası dönemde yaşamış, Bel-Marduk rahipliği görevini üstlenmiş bir Babilliydi. Babyloniaka adlı eseri Yunan dünyasına Mezopotamya'nın kadim geçmişini tanıtmak için yazılmıştı ve özgün metni kayıptır; bize yalnızca Alexander Polyhistor, Apollodoros, Abydenos gibi yazarların alıntıları ve Byzanslı Georgios Synkellos'un kronografisi aracılığıyla ulaşmıştır. Oannes figürü, Sümer geleneğindeki bilgelik tanrısı Enki (Ea) ve onun gönderdiği apkallu adı verilen tufan öncesi bilge varlıklarla yakından ilişkilidir. Bu anlatı, uygarlığın tanrısal bir armağan olarak sulardan geldiği inancını yansıtır ve kadim Yakındoğu'nun kozmogonik düşüncesinin temel taşlarından birini oluşturur.
Eser hakkında
MÖ üçüncü yüzyılda kaleme alınan Babyloniaka, Helenistik Dönem'in kültürel kesişim noktasında duran seçkin bir tanıklıktır. Eserin müellifi Berossos, Babil'in köklü tapınak geleneğine mensup bir Bel-Marduk rahibidir. Büyük İskender'in seferlerinin ardından Mezopotamya topraklarında hâkimiyet kuran Selevkos krallarının idaresi altında yaşayan Berossos, yerel çivi yazılı birikimi Yunan entelektüel muhitine aktarmayı hedeflemiştir. Yazar, bu gayeyle Babil'in tarihöncesi mitlerini, hanedan listelerini ve kozmolojik öğretilerini dönemin geçer dili olan Grekçe ile yeniden inşa etmiş, böylece Mezopotamya'nın yerel mirasını Akdeniz dünyasının düşünce sahasına taşımıştır.
Babyloniaka, bütünü itibarıyla dünyanın yaratılışından başlayarak Büyük İskender dönemine kadar uzanan geniş bir tarihsel ve mitolojik kronoloji sunar. Kitap, Mezopotamya uygarlığının kökenlerini ilahi bir vahiye dayandıran anlatılarla açılır; ardından Tufan öncesi kralları, büyük felaketi ve Babil hanedanlıklarının ardışık tarihini ayrıntılandırır. Berossos'un temel tezi, beşeri düzenin, kanunların ve bilimlerin insani bir tecrübe sürecinden ziyade, insanüstü varlıklar vasıtasıyla eksiksiz biçimde yeryüzüne bağışlandığı düşüncesine dayanır. Zamanımıza bağımsız bir nüsha olarak ulaşamayan bu metin, antik ve erken Hristiyanlık dönemi yazarlarının aktardığı fragmanlar sayesinde günümüz bilim dünyasında varlığını sürdürmektedir.
Sunulan bu pasaj, eserin başlangıç kısmını teşkil eden ve ilkel ifşaat olarak tanımlanan kurucu miti barındırır. Robert William Rogers'ın derlemesinden aktarılan metinde, yarı balık yarı insan formundaki Oannes'in denizden çıkışı ve insanlığa harfleri, matematiği, şehirleşmeyi ve tarımı öğretmesi ele alınır. Okur, bu anlatıyı yalnızca kadim bir efsane olarak değil, Babil zihniyetinin uygarlık tanımını gösteren felsefi bir metin olarak değerlendirebilir. Pasajda vurgulanan her sanat dalı, insanı vahşilikten ayıran kurucu unsurları temsil eder ve bilginin kökenini suların derinliğinde arayan Doğu Akdeniz tasavvurunun temel bir örneğini gözler önüne serer.
Bu eser Mit ve Kutsal Anlatı Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- Robert William Rogers, Cuneiform Parallels to the Old Testament (Berossos, Babyloniaka, "Primitive Revelation" bölümü, s. 108)
- Neşir
- New York: Eaton & Mains / Cincinnati: Jennings & Graham, 1912
- Konum
- Sayfa 108 (Synkellos 51 aktarımı; Alexander Polyhistor üzerinden Berossos)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
Uysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Oannes: Sulardan Yükselen Balık Bilge. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/berossos-babyloniaka-oannes-balik-bilge-tufan-oncesi@misc{kk_berossos_babyloniaka,
author = {Uysal, Şira Nur},
title = {{Oannes: Sulardan Yükselen Balık Bilge}},
year = {2026},
publisher = {Kadim Kütüphane},
url = {https://kadimkutuphane.com/berossos-babyloniaka-oannes-balik-bilge-tufan-oncesi},
note = {Türkçe çeviri, özgün eser: Berossos (Robert William Rogers çevirisiyle)},
}Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
