Bâyezîd-i Bistâmî'nin (ö. 874) coşkun sözleri, tasavvuf tarihinin en tartışmalı sözleridir. Bunların en meşhuru olan "Sübhânî, sübhânî: Ben ne yücedir şânım!" ifadesi, dış görünüşüyle bir kulun kendine tanrılık yakıştırması gibi işitilir. Ebû Nasr es-Serrâc, tasavvufun ilk sistematik el kitabı olan Kitâbü'l-Lüma'da bu sözlere özel bir bölüm ayırır ve onları hem nakleder hem savunur. Aşağıdaki pasajda Serrâc, Bâyezîd'i küfürle itham eden Basralı İbn Sâlim ile aralarında geçen tartışmayı aktarır. İbn Sâlim'e göre bu söz, Firavun'un "Ben sizin en yüce Rabbinizim" iddiasından bile ağırdır; çünkü "Rab" bir mahlûka da izâfe edilebilirken, "Sübhân" yalnız Allah'a mahsustur. Serrâc'ın cevabı, bir sözü söyleyenin hâlini ve niyetini bilmeden hüküm vermenin isabetsizliğini ortaya koyar.
Ebû Yezîd hakkında nakledilen ifadelerin açıklanmasına dair bir başka bölüm: Basralı İbn Sâlim'in onu bu yüzden nasıl tekfir ettiği ve bu mesele üzerine benimle onun arasında geçen bir münâzaranın zikri.
Şeyh, Allah ona rahmet etsin, dedi ki: Bir gün İbn Sâlim'i meclisinde şöyle derken işittim: 'Firavun, Ebû Yezîd'in söylediğini söylememiştir. Zira Firavun, «Ben sizin en yüce Rabbinizim» dedi; hâlbuki «Rab», bir yaratılmışa da izâfe edilebilen bir isimdir. Nitekim «filan kimse bir evin sahibidir, bir malın sahibidir, bir meskenin sahibidir» denir. Ebû Yezîd ise, Allah ona rahmet etsin, «Sübhânî, sübhânî; ne yücedir O!» dedi. «Sübhân» ise, Allah Teâlâ'nın isimlerinden biridir ki, onu Allah'tan başkasına yakıştırmak câiz değildir.'
Ona dedim ki: 'Bu sözün Ebû Yezîd'den sâdır olduğu senin nezdinde sâbit olmuştur; onun bu husustaki inancının, Firavun'un «Ben sizin en yüce Rabbinizim» sözündeki inancı gibi olduğu da senin nezdinde sâbit sayılmıştır.' İbn Sâlim dedi ki: 'O bunu söylemiştir; bununla neyi kastettiği kendisince açıklığa kavuşuncaya dek küfür ona lâzım gelir.' Ben dedim ki: 'Onun aleyhine, hâlini bilmediğin bir söz sebebiyle şahitlik etmen mümkün değilse...'
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bâyezîd-i Bistâmî (Ebû Yezîd Tayfûr b. Îsâ el-Bistâmî, ö. 261/874), Horasan'ın büyük mutasavvıflarından olup "sekr" (mânevî sarhoşluk) yolunun öncüsü sayılır. Coşkun sözleri (şathiyyât), dış görünüşleri sınırı aşar gibi işitilen ecstatik ifadelerdir. Bu pasajın kaynağı olan Kitâbü'l-Lüma' fi't-Tasavvuf, Ebû Nasr es-Serrâc et-Tûsî'nin (ö. 378/988) kaleme aldığı ve tasavvufun ilk sistematik el kitaplarından biri kabul edilen eserdir. Serrâc, eserin bu bölümünde şath kavramını "vecdin taşması" olarak tanımlar ve Cüneyd-i Bağdâdî'nin Bâyezîd'in sözlerine getirdiği tevilleri nakleder. Metin, R. A. Nicholson tarafından tenkitli olarak neşredilmiş (Gibb Memorial Series, Leiden-Londra, 1914) ve Arapça aslıyla birlikte İngilizce mukaddime ve notlarla yayımlanmıştır. Bu neşir, Bâyezîd'in şathiyyâtına dair en eski ve en güvenilir birincil kaynaktır.
Eser hakkında
Tasavvuf düşüncesinin kurucu metinlerinden birini kaleme alan Ebû Nasr es-Serrâc et-Tûsî, dördüncü hicrî asırda Horasan ve Irak havzalarında gelişen tasavvufî birikimi derleyen yetkin bir müelliftir. Eserini yazdığı dönem, zâhir ulemâsı ile sûfîler arasındaki gerilimin belirginleştiği, mistik tecrübenin kelâmî ve fıkhî ölçütlerle sorgulandığı bir tarihsel kesite denk düşer. Serrâc, bu atmosferde tasavvufun İslâmî ilimler dairesindeki yerini meşrulaştırmaya gayret etmiş; seyrüsülûk esnasında dile getirilen sıra dışı sözleri ve mânevî tavırları Ehl-i Sünnet omurgasıyla bağdaştıran köklü bir tahlil yöntemi geliştirmiştir.
Müellifin temel eseri olan Kitâbü'l-Lüma' fi't-Tasavvuf, zühd ve irfan yolunun ıstılahlarını, usullerini ve makamlarını kapsamlı biçimde ele alan bir el kitabıdır. Metnin genel yapısı, ibadetlerin mânevî boyutundan müridlerin âdâbına, tasavvuf büyüklerinin meclislerindeki tartışmalardan tevil yöntemlerine kadar uzanan çok katmanlı bir çerçeve sunar. Serrâc, eserin şathiyyâtı inceleyen kısımlarında, zâhiren şeriata aykırı görünen vecd hallerini ve bu anlarda telaffuz edilen taşkın ifadeleri tahlil eder. Temel savı, bu tür lafızların harfî anlamlarıyla doğrudan tekfire konu edilemeyeceği, aksine kastedilen hakikatin ancak söyleyenin derûnî idraki ve hâli göz önüne alınarak anlaşılabileceğidir.
Sayfamızda sunulan pasaj, eserin Bâyezîd-i Bistâmî'nin meşhur şathiyesini savunan bölümünden alınmış olup Basralı İbn Sâlim ile Serrâc arasındaki doğrudan münazarayı yansıtır. İbn Sâlim'in lafızcı yaklaşımı karşısında Serrâc, niyet ve hâl bilinmeksizin yapılacak peşin ithamların fıkhî ve ahlâkî mesnetsizliğine işaret eder. Okur bu metni incelerken, mistik teolojinin sınır boylarında dolaşan bir cümlenin dönemin ilim çevrelerinde yarattığı yankıyı izleyebilir; erken dönem tasavvufunun hem zâhir ilimlerinin dilini yetkinlikle kullandığını hem de vecd tecrübesini savunurken nasıl titiz bir usul geliştirdiğini fark edebilir.
Bu eser Mistik Teoloji Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- Ebû Nasr es-Serrâc, Kitâbü'l-Lüma' fi't-Tasavvuf (nşr. R. A. Nicholson), Ebû Yezîd'in şathiyyâtına dair bölüm, s. 307
- Neşir
- E. J. W. Gibb Memorial Series, Cilt XXII; Leiden: E. J. Brill / Londra: Luzac, 1914 (Arapça metnin tenkitli neşri, İngilizce mukaddime ve notlarla)
- Konum
- Arapça metin s. 307 (Kitâbü'ş-Şath / Ebû Yezîd bölümü); kaynak tarama: SourceLibrary.org
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
Uysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Sübhânî: Bâyezîd-i Bistâmî'nin Şathiyyâtı ve Onları Savunması. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/bayezid-bistami-subhani-shathiyat-kitab-al-luma@misc{kk_bayezid_bistami,
author = {Uysal, Şira Nur},
title = {{Sübhânî: Bâyezîd-i Bistâmî'nin Şathiyyâtı ve Onları Savunması}},
year = {2026},
publisher = {Kadim Kütüphane},
url = {https://kadimkutuphane.com/bayezid-bistami-subhani-shathiyat-kitab-al-luma},
note = {Türkçe çeviri, özgün eser: Ebû Nasr es-Serrâc (nşr. R. A. Nicholson)},
}Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
