İsis'in Zuhuru: Bin Adlı Tanrıça Lucius'a Sesleniyor
İsis'in alegorik gravürü, doğrudan Apuleius'un betimlemesine dayanır: çiçekli başlık, yıldızlı manto, sağ elinde sistrum, sol elinde situla. Athanasius Kircher, Oedipus Aegyptiacus (Mısır Oedipus'u), 1652.
Mit ve Kutsal Anlatı

İsis'in Zuhuru: Bin Adlı Tanrıça Lucius'a Sesleniyor

Metamorphoseon Libri XI (Asinus Aureus), Liber XI
Apuleius (Lucius Apuleius)· 1842 (İngilizce çeviri baskısı; özgün eser MS 2. yüzyıl)· Özgün: İngilizce· Source Library
Mit ve Kutsal AnlatıTürkçe çeviriAçık erişim

Altın Eşek'in on birinci ve son kitabında, büyünün yanlış bir dokunuşuyla eşeğe dönüşen Lucius, uzun çilesinin ardından deniz kıyısında tanrıçaya yakarır. Uyku onu bastırdığında dalgaların ortasından ışıltılı bir suret yükselir. Ayı taçlanmış, yıldızlı mantosunu kuşanmış tanrıça, kendisini tek bir kutsal varlık olarak açıklar. Yeryüzünün farklı halklarının ona verdiği bütün adların ardında duran birdir o. Bu pasaj, antik dünyanın en ünlü tanrısal zuhurlarından biridir ve çok adlı tanrıçanın altında yatan tek kutsallık fikrinin billurlaştığı andır.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Yüce tanrıça böyle görünüyordu bana. Mutlu Arabistan'ın hoş kokularını saçarak, ilahi sesiyle şöyle seslenmeye tenezzül etti:

"Bak bana, Lucius. Dualarınla harekete geçtim ve sana göründüm. Ben ki Tabiat'ım, her şeyin anasıyım, bütün unsurların hakimesiyim, zamanın ilk doğurduğuyum, İlahların en yücesiyim, göçüp gitmiş ruhların kraliçesiyim, göktekilerin ilkiyim ve tanrılarla tanrıçaların yeknesak tecellisiyim. Göğün ışıltılı yükseklerini, denizin şifalı meltemlerini ve aşağıdaki gölgelerin ıstıraplı sessiz diyarlarını bir işaretimle yönetirim. Benim tek olan kutsallığıma bütün yeryüzü, sayısız suret altında, farklı ayinlerle ve türlü türlü adla tapınır.

Böylece o ilk ırk olan Frigyalılar bana Tanrıların Anası Pessinuntica derler. Attika'nın ilk sakinleri Kekropslu Minerva, denizle çevrili adalarında Kıbrıslılar Paphoslu Venüs, ok taşıyan Giritliler Diana Diktynna, üç dilli Sicilyalılar Styxli Proserpina ve Eleusislilar kadim Tanrıça Ceres derler. Kimileri bana Iuno, kimileri Bellona, kimileri Hekate, kimileri de Rhamnusia der. Ne var ki doğan Güneş'in, o ilahın en erken ışıklarıyla aydınlananlar, yani Habeşler, Ariler ve kadim bilgide öylesine mahir olan Mısırlılar, bana kendilerine yaraşır ayinlerle tapınıp gerçek adımla, Kraliçe İsis diye çağırırlar."

Ben ki Tabiat'ım, her şeyin anasıyım, bütün unsurların hakimesiyim, zamanın ilk doğurduğuyum.
Özgün metin (İngilizce)
Such was the appearance of the mighty goddess, as, breathing forth the fragrant perfumes of Arabia the happy, she deigned with her divine voice thus to address me: "Behold me, Lucius; moved by thy prayers, I appear to thee; I, who am Nature, the parent of all things, the mistress of all the elements, the primordial offspring of time, the supreme among Divinities, the queen of departed spirits, the first of the celestials, and the uniform manifestation of the Gods and Goddesses; who govern by my nod the luminous heights of heaven, the salubrious breezes of the ocean, and the anguished silent realms of the shades below: whose one sole divinity the whole orb of the earth venerates under a manifold form, with different rites, and under a variety of appellations. Hence the Phrygians, that primæval race, call me Pessinuntica, the Mother of the Gods; the Aborigines of Attica, Cecropian Minerva; the Cyprians, in their sea-girt isle, Paphian Venus; the arrow-bearing Cretans, Diana Dictynna; the three-tongued Sicilians, Stygian Proserpine; and the Eleusinians, the ancient Goddess Ceres. Some call me Juno, others Bellona, others Hecate, and others Rhamnusia. But those who are illumined by the earliest rays of that divinity, the Sun, when he rises, the Æthiopians, the Arii, and the Egyptians, so skilled in ancient learning, worshipping me with ceremonies quite appropriate, call me by my true name, Queen Isis."

Bu metin neden önemli

Bu pasaj, Apuleius'un Metamorphoses (Altın Eşek) adlı romanının XI. Kitabından, İsis'in Lucius'a görünüp kendini açıkladığı zuhur sahnesidir. Antik dünyanın en güçlü dinsel metinlerinden biri sayılır. Tanrıçanın Frigya'da Pessinuntica, Attika'da Minerva, Kıbrıs'ta Venüs, Girit'te Diana, Eleusis'te Ceres olarak anıldığını söyleyip nihayet gerçek adının İsis olduğunu bildirmesi, geç antik çağda yaygınlaşan çok adlı ama tek özlü tanrıça anlayışının en açık ifadesidir. Sahne, Lucius'un eşeklikten kurtulup İsis gizemlerine kabul edilişinin başlangıcını işaretler ve inisiyasyon anlatısının kalbini oluşturur.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
The Works of Apuleius (Golden Ass, God of Socrates, Florida, Apologia), Bohn's Classical Library baskısı, 1842
Neşir
Bohn's Classical Library, Londra, 1842 (İngilizce düzyazı çeviri)
Konum
Kitap XI (Book XI), s. 240-242; İsis'in zuhur konuşması s. 242
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön