Mimarlık Üzerine
Andrea Palladio, Mimarlığın Dört Kitabı (1570) başlık sayfası. Erdem Kraliçesi ve mimari araçlarla (gönye, pergel, su terazisi) bezenmiş bu levha, mimarlığın hem ussal hem de uygulamalı temellerini simgeler.
Kutsal Geometri ve Mimari

Mimarlık Üzerine

De Re Aedificatoria
Leon Battista Alberti· 1485· Özgün: İngilizce· Source Library
Kutsal Geometri ve MimariTürkçe çeviriAçık erişim

Rönesans mimarlık kuramının kurucu metninde Alberti, güzelliğin ne olduğunu tanımlar. Ona göre güzellik, bir yapının parçaları arasındaki ussal uyumdur; öyle bir uyum ki hiçbir şey eklenemez, çıkarılamaz ya da değiştirilemez. Bu bölümde güzelliğin süslemeden ayrıldığı ince çizgiyi izliyoruz.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Ne var ki güzelliğin ve süslemenin kendi başlarına ne oldukları, ya da birbirlerinden nasıl ayrıldıkları, belki de zihnimizde benim sözcüklerle açıklayabileceğimden daha açık biçimde kavranabilir. Yine de kısa olmak adına bunları şöyle tanımlayalım: güzellik, ait olduğu gövdedeki tüm parçaların belli bir ussal uyumudur; öyle bir uyum ki, onu daha az hoş kılmaksızın hiçbir şey eklenemez, eksiltilemez ya da değiştirilemez. Bu büyük ve tanrısal bir şeydir; sanatın ve aklın bütün güçleri onun peşinde tükenir. Doğanın kendisine bile, her parçasında bütünüyle kusursuz ve eksiksiz bir şey ortaya koymak nadiren nasip olur.

Cicero'daki kişi, "Atina'da bulunabilecek güzel gençler ne kadar da azdır!" der. Biçimleri gözleyen o kişi, onaymadığı gençlerde bir şeyin eksik ya da fazla olduğunu, en güzel ilkelerle uyuşmayan bir şey bulunduğunu anlamıştı. Yanılmıyorsam, bunlara süslemeler eklenmiş olsaydı, biçimsiz olanı gizleyip örterek ya da daha zarif parçaları düzenleyip parlatarak katkıda bulunurlardı; böylece hoş olmayan yanlar daha az rahatsız eder, sevimli olanlar ise daha çok hoşa giderdi.

Bu kabul edilirse, süsleme adeta güzelliğe eklenen bir yardımcı ışık ya da onun bir tamamlayıcısı olacaktır. Bundan, sanırım şu açıktır: güzellik, güzel olan şeyin bütün gövdesine, sanki onun kendine özgü, doğuştan gelen bir niteliğiymiş gibi yayılmıştır; oysa süsleme, doğuştan gelen bir şeyden çok, sonradan iliştirilmiş ve eklenmiş bir şeyin niteliğini taşır.

Güzellik, ait olduğu gövdedeki tüm parçaların belli bir ussal uyumudur; öyle ki hiçbir şey eklenemez, eksiltilemez ya da değiştirilemez.
Özgün metin (İngilizce)
But what beauty and ornament are in themselves, or how they differ from one another, we might perhaps understand more clearly in our minds than I can explain in words. Nevertheless, for the sake of brevity, we shall define them thus: beauty is a certain reasoned harmony of all the parts within the body to which they belong, such that nothing could be added, diminished, or altered without making it less pleasing. This is a great and divine thing, in the pursuit of which all the powers of art and intellect are consumed; it is rarely granted even to Nature herself to produce something that is completely absolute and perfect in every part. "How few," says the character in Cicero, "are the beautiful youths to be found in Athens!" That observer of forms understood that there was something missing, or something in excess, in those he did not approve of, something that did not harmonize with the most beautiful principles. If I am not mistaken, had ornaments been applied to these, they would have contributed by masking or covering whatever was deformed, or by grooming and polishing the more graceful parts, so that the unpleasing aspects would offend less and the lovely ones would delight more. If this is accepted, then ornament will be, as it were, a kind of subsidiary light to beauty, or even a complement to it. From this, I believe it is clear that beauty is suffused throughout the entire body of that which is beautiful, as if it were its own innate quality; ornament, however, has the character of something attached and added rather than innate.

Bu metin neden önemli

Bu pasaj, De Re Aedificatoria'nın Altıncı Kitabı'ndan, süslemeye ayrılan bölümden alınmıştır. Alberti burada güzelliği concinnitas, yani parçaların matematiksel oranlara dayanan ussal uyumu olarak tanımlar. Güzellik ile süsleme ayrımı, Rönesans mimarlık kuramının temel taşlarından biri olmuş, sonraki yüzyıllarda Palladio'ya dek uzanan bir geleneği biçimlendirmiştir.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
De Re Aedificatoria (Mimarlık Üzerine)
Neşir
1485 (1512 Paris baskısı)
Konum
Altıncı Kitap, Süsleme Üzerine, sayfa 190
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön