Rönesans mimarlık kuramının kurucu metninde Alberti, güzelliğin ne olduğunu tanımlar. Ona göre güzellik, bir yapının parçaları arasındaki ussal uyumdur; öyle bir uyum ki hiçbir şey eklenemez, çıkarılamaz ya da değiştirilemez. Bu bölümde güzelliğin süslemeden ayrıldığı ince çizgiyi izliyoruz.
Ne var ki güzelliğin ve süslemenin kendi başlarına ne oldukları, ya da birbirlerinden nasıl ayrıldıkları, belki de zihnimizde benim sözcüklerle açıklayabileceğimden daha açık biçimde kavranabilir. Yine de kısa olmak adına bunları şöyle tanımlayalım: güzellik, ait olduğu gövdedeki tüm parçaların belli bir ussal uyumudur; öyle bir uyum ki, onu daha az hoş kılmaksızın hiçbir şey eklenemez, eksiltilemez ya da değiştirilemez. Bu büyük ve tanrısal bir şeydir; sanatın ve aklın bütün güçleri onun peşinde tükenir. Doğanın kendisine bile, her parçasında bütünüyle kusursuz ve eksiksiz bir şey ortaya koymak nadiren nasip olur.
Cicero'daki kişi, "Atina'da bulunabilecek güzel gençler ne kadar da azdır!" der. Biçimleri gözleyen o kişi, onaymadığı gençlerde bir şeyin eksik ya da fazla olduğunu, en güzel ilkelerle uyuşmayan bir şey bulunduğunu anlamıştı. Yanılmıyorsam, bunlara süslemeler eklenmiş olsaydı, biçimsiz olanı gizleyip örterek ya da daha zarif parçaları düzenleyip parlatarak katkıda bulunurlardı; böylece hoş olmayan yanlar daha az rahatsız eder, sevimli olanlar ise daha çok hoşa giderdi.
Bu kabul edilirse, süsleme adeta güzelliğe eklenen bir yardımcı ışık ya da onun bir tamamlayıcısı olacaktır. Bundan, sanırım şu açıktır: güzellik, güzel olan şeyin bütün gövdesine, sanki onun kendine özgü, doğuştan gelen bir niteliğiymiş gibi yayılmıştır; oysa süsleme, doğuştan gelen bir şeyden çok, sonradan iliştirilmiş ve eklenmiş bir şeyin niteliğini taşır.
Güzellik, ait olduğu gövdedeki tüm parçaların belli bir ussal uyumudur; öyle ki hiçbir şey eklenemez, eksiltilemez ya da değiştirilemez.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu pasaj, De Re Aedificatoria'nın Altıncı Kitabı'ndan, süslemeye ayrılan bölümden alınmıştır. Alberti burada güzelliği concinnitas, yani parçaların matematiksel oranlara dayanan ussal uyumu olarak tanımlar. Güzellik ile süsleme ayrımı, Rönesans mimarlık kuramının temel taşlarından biri olmuş, sonraki yüzyıllarda Palladio'ya dek uzanan bir geleneği biçimlendirmiştir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- De Re Aedificatoria (Mimarlık Üzerine)
- Neşir
- 1485 (1512 Paris baskısı)
- Konum
- Altıncı Kitap, Süsleme Üzerine, sayfa 190
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
