Strabon, dünyanın kıyılarını ve halklarını anlatırken sık sık coğrafyanın ötesine geçer ve kutsalın izini sürer. Aşağıdaki pasaj, Coğrafya'nın on yedinci kitabından, Mısır çölünün ötesindeki Ammon kehanet ocağını andığı bir yerden gelir. Burada Strabon, kendi çağının serinkanlı bir gözlemcisi olarak, bir zamanlar bütün dünyayı çeken kehanet ocaklarının nasıl unutulmaya yüz tuttuğunu düşünür. Roma'nın artık Sibylla'nın sözleriyle ve kuşların uçuşundan okunan işaretlerle yetindiğini söyler. Ardından İskender'in çöle, Ammon'un huzuruna yaptığı yolculuğun hikâyesine geçer. Bu satırlar, kutsal mekânların da tıpkı şehirler gibi doğup öldüğüne, tanrıların sesinin de zamanla kısıldığına dair ağırbaşlı bir tanıklıktır.
Ammon üzerine söyleyeceklerimi bitirmiş olduğuma göre, yalnızca şunu eklemek isterim. Kadim çağlarda hem genel olarak kehanet hem de bilicilik ocakları daha büyük bir saygı görürdü. Oysa bugün onlara karşı büyük bir aldırışsızlık hüküm sürmektedir, çünkü Romalılar Sibylla'nın sözleriyle ve hayvanların bağırsaklarından, kuşların uçuşundan, gökyüzünün işaretlerinden çıkarılan Tirenyalı kehanetlerle yetinmektedir. İşte bu yüzden, eski zamanlarda büyük onur gören Ammon kehanet ocağı da neredeyse büsbütün terk edilmiştir. Bu durum en açık biçimde İskender'in yaptıklarını kaleme alanlarca gösterilmiştir. Zira onlar sözlerine sayısız yağcılık katmış olsalar da, yine de inanmaya değer kimi şeyleri aktarırlar.
Her hâlükârda Kallisthenes, İskender'in içerilere, kehanet ocağına gitmek için çok büyük bir tutku beslediğini söyler. Çünkü İskender, daha önceki çağlarda Perseus'un ve Herakles'in de aynı yolu tuttuğunu işitmişti. Böylece kutsal mekânın çağrısı, kahramanı çölün derinliklerine, tanrının sözünü aramaya sürükler.
Kadim çağlarda kehanet ocakları daha büyük bir saygı görürdü, oysa bugün onlara karşı büyük bir aldırışsızlık hüküm sürmektedir.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Strabon (yaklaşık MÖ 64 - MS 24) Pontoslu bir Yunan coğrafyacı ve tarihçidir. On yedi kitaptan oluşan Coğrafya'sı, Roma'nın barış çağında bilinen dünyayı bir baştan bir başa dolaşan devasa bir eserdir. Bu pasaj, on yedinci kitaptan, Mısır ve Libya çölünü anlattığı bölümden gelir. Ammon kehanet ocağı, Libya çölündeki Siwa vahasında bulunan ve MÖ 331'de İskender'in ziyaret ettiği ünlü bir tapınaktı. Strabon burada yalnızca bir mekânı tarif etmez, kendi çağının dinsel iklimini de tartar. Bir zamanlar Delfi ile boy ölçüşen kehanet ocaklarının Roma egemenliğinde nasıl sönümlendiğini, kutsalın merkezinin nasıl kaydığını serinkanlı bir gözle kaydeder. Bu yüzden metin, hem bir coğrafya hem de kutsal anlatının kırılganlığı üzerine bir düşünme olarak okunabilir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- The Geography of Strabo, Vol. VIII (Loeb Classical Library), Book XVII, Chapter 1, Section 43
- Neşir
- Loeb Classical Library, Horace Leonard Jones çevirisi, 1917
- Konum
- Kitap XVII, Bölüm 1, Kesim 43 (kaynak taramasında s. 124 ve devamı s. 126)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
