On sekizinci yüzyıl İngiliz antikacılığının bir ürünü olan bu eserinde William Cooke, Britanya adalarının taş çemberlerinin ve druidik anıtlarının kökenini insanlığın en eski dinine, atalardan gelen ilk tapınma biçimine bağlar. Aşağıdaki pasaj, kitabın merkezî savını özetler: en eski kutsal metinlerin tanıklık ettiği bu ilk din, sonsuz ve her yerde hazır olan bir Tanrı anlayışına dayanıyordu. Böyle bir varlığı bir çatının altına hapsetmeyi anlamsız bulan atalar, O'na yalnızca açık gökyüzünün altında, taştan tapınaklarda ve kutsanmış korularda ibadet ederlerdi.
Kısaca söylemek gerekirse: Bu ilk öğretinin ne olduğunu şimdiye dek büyük ölçüde gördük ve bu öğreti, günümüze ulaşan en eski yazılarda, yani Eyüb Kitabı ile Musa'nın kaleme aldığı Pentatök'te açıkça görülmektedir. Bu iki kaynak da aynı ilkelere bağlıydı ve aynı dini uyguluyordu. Onlar Tanrı'yı sonsuz ve her yerde hazır bulunan bir varlık olarak biliyor, göklerin göğünün dahi kuşatamadığı O'nun bir çatının dar sınırları içine hapsedilebileceğini düşünmeyi gülünç sayıyorlardı. Bu yüzden O'na açık hava tapınaklarında ve kutsanmış korularda ibadet ederlerdi.
O'nun ibadetini gereğince yerine getirmeye hazırlanmak için tövbe ile arınmayı zorunlu görevler sayarlardı. Bu ibadet uğruna, yedi günde bir günü ulu Yaratıcı tarafından eşsiz biçimde kutsanmış ve mukaddes kılınmış olarak gözetirlerdi. Bu düzenin sürekli olarak yerleşip ayakta kalması için de tüm mallarının onda birini adamayı âdet edinmişlerdi.
Göklerin göğünün dahi kuşatamadığı O'nu bir çatının dar sınırları içine hapsetmek gülünçtü; bu yüzden O'na açık hava tapınaklarında ve kutsanmış korularda ibadet ederlerdi.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Anglikan bir din adamı olan William Cooke, 1754 tarihli bu incelemesinde döneminin yaygın bir düşüncesini savunur: Stonehenge ve Avebury gibi taş anıtlar, putperest icatlar değil, Nuh'tan ve ilk atalardan miras kalan saf tektanrıcı dinin kalıntılarıdır. Cooke'a göre druidler bu ilk dinin bozulmamış taşıyıcılarıydı ve açık gökyüzü altındaki taş çemberleri, sonsuz Tanrı'nın hiçbir yapıya sığmayacağı inancının doğrudan ifadesiydi. Bu yaklaşım, Stukeley'nin druid çalışmalarıyla aynı entelektüel çevreye aittir ve on sekizinci yüzyıl İngiltere'sinde kutsal anlatı ile antikacılığın nasıl iç içe geçtiğini gösterir. Metinde geçen Pentatök, Tevrat'ın ilk beş kitabıdır; Eyüb Kitabı ise geleneksel olarak en eski kutsal metinlerden sayılır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- An enquiry into the patriarchal and druidical religion, temples, etc
- Neşir
- Londra, 1754 (Source Library dijital nüshası)
- Konum
- Sayfa 108 (Source Library sayfalandırması); pasaj kitabın özet argümanı bölümündendir
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
