Flavius Josephus'un (M.S. 37-yaklaşık 100) "Yahudilerin Kadim Tarihi" (Antiquitates Judaicae) adlı yirmi kitaplık eseri, dünyanın yaratılışından kendi çağına kadar Yahudi tarihini Roma-Yunan okuruna aktarmak amacıyla kaleme alınmış devasa bir tarih derlemesidir. Bu bölüm, William Whiston'ın klasikleşmiş çevirisinin 1889'da A.R. Shilleto tarafından gözden geçirilmiş basımından alınmıştır.
Yahudilerin Kadim Tarihi, XIII. Kitap, 5. Bölüm, §9
Bu dönemde, insan eylemleri konusunda farklı görüşlere sahip üç mezhep vardı Yahudiler arasında: biri Ferisiler mezhebi, öteki Sadukiler mezhebi, üçüncüsü de Essenler mezhebiydi. Ferisiler'e gelince, onlar bazı eylemlerin -- ama hepsinin değil -- kaderin eseri olduğunu, bazılarının ise yapıp yapmamanın bizim kendi elimizde olduğunu söylerler.
Essenler ise kaderin her şeye egemen olduğunu, insanın başına gelen hiçbir şeyin onun buyruğu dışında olmadığını ileri sürerler. Sadukiler ise kaderi tümüyle reddedip böyle bir şeyin var olmadığını, insan yaşamının olaylarının onun tasarrufunda olmadığını söylerler; bütün eylemlerimizin kendi elimizde olduğunu, böylece iyi olan şeylerin de yazarının biz olduğumuzu, kendi aptallığımızla başımıza belaları da kendimizin getirdiğini varsayarlar. Ama ben bütün bu görüşlerin daha kesin bir hesabını Yahudi Savaşı'nın ikinci kitabında vermiştim.
Essenler kaderin her şeye egemen olduğunu, Sadukiler ise böyle bir şey olmadığını söyler; Ferisiler ikisi arasındadır.
Bu sayfa şimdilik bir önizlemedir. Eserin tam çevirisi yayımlandığında haberdar olmak isterseniz, bültene katılabilirsiniz ↓
Özgün metin (İngilizce)
ANTIQUITIES OF THE JEWS, BOOK XIII, CHAP. V, §9.
At this time there were three sects among the Jews, who had different opinions concerning human actions; one was called the sect of the Pharisees, another the sect of the Sadducees, and the third the sect of the Essenes. As for the Pharisees, they say that some, but not all, actions are the work of fate, and some are in our own power, either to do or not to do.
And the Essenes affirm that fate governs all things, and that nothing befalls men but what is according to its decree. But the Sadducees take away fate, and say there is no such thing, and that the events of human life are not at its disposal, and suppose that all our actions are in our own power, so that we ourselves are the authors of what is good, and bring our troubles on ourselves by our own folly. But I have given a more exact account of all these opinions in the second book of the Jewish War.
Bu metin neden önemli
Bu kısa ama yoğun pasaj, M.Ö. 2. yüzyılda Yahudiler arasında var olan üç büyük felsefi-dinsel mezhebi -- Ferisiler, Sadukiler ve Essenler -- kader ve özgür irade konusundaki görüşleriyle karşılaştırır: Essenler her şeyin kaderin buyruğuyla gerçekleştiğini savunurken, Sadukiler kaderi tümüyle reddedip insanın kendi eylemlerinin tek yazarı olduğunu ileri sürer; Ferisiler ise ikisi arasında bir orta yol tutarak bazı eylemlerin kaderin, bazılarının ise insanın kendi elinde olduğunu kabul eder. Josephus'un bu üçlü karşılaştırması, antik dünyanın kader-özgür irade tartışmasına dair elimizdeki en özlü ve doğrudan tarihsel tanıklıklardan biridir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
Bu eser Gizli Cemiyetler Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- The Works of Flavius Josephus (Whiston çevirisi, Shilleto revizyonu, 1889 basım)
- Neşir
- M.S. yaklaşık 94 (yazım) / 1889 (Whiston çevirisi, Shilleto revizyonu)
- Konum
- Antiquities of the Jews, XIII. Kitap, 5. Bölüm, §9, s.390-391
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Archive.org
Uysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Kader mi, Özgür İrade mi? Üç Yahudi Mezhebinin Ayrımı. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/josephus-ferisiler-sadukiler-essenler-kader