Corpus Hermeticum, Pimander
Hermes Trismegistus iki figure bir kitap sunarken, Siena Katedrali doseme mozaiginin roprodüksiyonu, 1924. Kaynak Source Library
Hermetizm

Corpus Hermeticum, Pimander

Pimander (Corpus Hermeticum)
Hermes Trismegistus· 1532· Özgün: İngilizce· Source Library
HermetizmTürkçe çeviriAçık erişim

Corpus Hermeticum'un ilk kitabı olan Poimandres, Hermes'e görünen ilahi Zihin'in ona kozmosun doğuşunu açıkladığı görüyü anlatır. Marsilio Ficino'nun Latince tercümesinden aktarılan bu bölümde ışık, karanlık, nemli doğa ve yaratıcı Söz, evrenin oluşumunu adım adım resmeder.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

O bunları söyledikten sonra biçimini değiştirdi ve bir anda her şeyi açığa çıkardı. Karşımda uçsuz bucaksız bir manzara belirdi; her şey son derece tatlı ve hoş bir ışığa dönüşmüştü, ona bakarken içim hayranlıkla doldu. Az sonra korkunç bir karanlık, eğik bir dönüşle aşağıya kayarak, anlatılamaz bir çalkantıyla kaynayan nemli bir doğaya doğru süzüldü.

Ardından büyük bir duman yükselerek bir sese dönüştü; o sesten öyle bir ses doğdu ki, onu ışığın sesi olarak algıladım. Işığın bu sesinden dile gelen bir Söz çıktı. Bu Söz, nemli doğanın yanında durup onu kucakladı. Nemli doğanın bağrından saf ve hafif bir ateş hemen yükseklere doğru fırladı. Hava da hafif ve ruha itaatkâr olarak, ateş ile su arasındaki orta bölgeyi tuttu.

Toprak ve su ise öyle iç içe uzanıyordu ki, suların örttüğü yeryüzünün yüzü hiçbir yerde görünmüyordu. Bu ikisi, üzerlerinde dolaşan ve kulaklarında çınlayan ruhani Söz ile harekete geçirildi. O zaman Poimandres, 'Bu görüntünün ne anlama geldiğini kavrıyor musun?' dedi. 'Bileceğim,' dedim. Bunun üzerine şöyle dedi: 'O ışık benim, senin Tanrın olan Zihin; karanlıktan taşan nemli doğadan daha kadimim. Zihnin tohumu ise parlayan Söz, Tanrı'nın oğludur.'

O ışık benim, senin Tanrın olan Zihin; karanlıktan taşan nemli doğadan daha kadimim.
Özgün metin (İngilizce)
Mercury, therefore, intends to instruct Aesculapius and Tatius in divine things. He who has not learned cannot teach divine things. But with human ingenuity, we cannot discover those things which are above human nature. Therefore, there is need of divine light, so that we may behold the sun itself with the light of the sun. Indeed, the light of the divine mind is never infused into the soul unless it, like the moon toward the sun, is turned entirely toward the mind of God. The soul is not turned toward the mind unless it also becomes a mind. Yet it does not become a mind until it has put aside the deceptions of the senses and the clouds of the imagination. For this reason, our Mercury puts off the darkness of the senses and the imagination and recalls himself to the sanctuary of the mind. Soon Pymander, that is, the divine mind, flows into him. Whence he contemplates the order of all things, both those existing in God and those flowing from God. Finally, what has been revealed to him by the divine spirit, he explains to other men.

Bu metin neden önemli

Poimandres, yani ilahi Zihin, Hermes'e bir görü içinde her şeyin ışığa dönüştüğünü, ardından karanlığın nemli bir doğaya süzüldüğünü ve ışığın sesinden çıkan Söz'ün kaosu düzene kavuşturduğunu gösterir. Bu sahne, Rönesans Neoplatonizminin yaratılış anlayışını ve ışığın Tanrı ile özdeşliğini besleyen temel imgelerden biridir.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Pimander, de potestate et sapientia Dei (Corpus Hermeticum)
Neşir
1532
Konum
Marsilio Ficino'nun ithaf yazisi, sayfa 13
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön