Isaac Myer (1836-1902), Amerikalı hukukçu ve şarkiyatçıydı. 1888'de Philadelphia'da yayımladığı Qabbalah, İbn Gebirol'ün felsefesini Zohar geleneğiyle karşılaştıran, dönemin en kapsamlı İngilizce Kabala incelemelerinden biridir. Buradaki bölüm, kitabın Spekülatif ya da Metafizik Kabala başlığı altında sudur öğretisini, Ain Soph'u, Tzimtzum'u ve Adam Kadmon'u anlattığı kısımdan alınmıştır.
Üçüncüsü, yani Spekülatif ya da Metafizik Kabala, şimdi dikkatimizi vereceğimiz koldur. Tanrı ile yaratılmış olan arasındaki bağı açıklayan bir Doğu felsefesi sistemidir; tektanrıcılığı ve her şeyin, ister ruhani ister maddi olsun, yaratılışına dair İbrani anlatısını, kadim felsefenin temel ilkesiyle, yani ex nihilo nihil fit (hiçten hiçbir şey çıkmaz) ilkesiyle uzlaştırmaya çalışır. Ahlaki ve fiziksel kötülüğün varlığını maddenin kabalığına bağlayarak açıklar; çünkü mutlak surette kusursuz tek bir ilke öne sürüldüğünde kötülüğün varlığı anlaşılmaz kalırdı.
Kadim Ari dini felsefesinde de bulunan sudur öğretisi şu düşünceye dayanır: yaratılmış olan her şey İlahi Işık'tan taşmıştır ve kaynaktan ne kadar uzaklaşırsa kötülüğe, maddeye ve karanlığa o kadar yaklaşır; çünkü bu son ikisi kötülüğün barınağıdır. Bu öğreti yalnızca Perslerin, Hinduların, Kabala'nın ve İskenderiye Okulu'nun değil, İbn Gebirol'ün de öğretisidir.
Bölünmez, kusursuz, sonsuz birlikten, Bütün Nedenlerin Mutlak Bilinmeyen Nedeni olan Ain Soph'tan, Her Şeyin Üstündeki Ebedi Bütün'den yola çıkılır. Onun bir tezahürü kendi İradesi aracılığıyla serbestçe belirir ve bu İrade böylece İlk Neden, Nedenlerin Nedeni olur. Bütün sayıların üstündeki Bilinmeyen Mutlak, kendisinin içkin olduğu ama aynı zamanda aşkın kaldığı bir sudur yoluyla kendini açığa vurdu. Önce kendi içine çekilerek sonsuz bir Boşluk, yani Uçurum oluşturdu; sonra onu, değişime uğramış ve giderek azalan bir Işık ya da Canlandırma ile doldurdu. Bu Işık, Uçurum'da önce matematiksel bir noktanın merkezi olarak belirdi ve yaşam veren gücünü yavaş yavaş bütün Mekân'a yaydı. Yaratılışın ve varoluşun merkezcil ve merkezkaç enerjileri olan bu büzülme ile genişlemeye Kabalacılar Tzimtzum adını verir.
Ain Soph'un İradesi bundan sonra kendini İdeal Kusursuz Model ya da Canlandırıcı Biçim aracılığıyla açığa vurur: yaratılacak olan her şeyin, ister ruhani ister maddi, ilk ilkesi ve fikirdeki kusursuz örneği. Bu, Ain Soph'a göre Mikrokozmos, yaratılmış olanların tümüne göre ise Makrokozmostur. Ona Elohim'in yani Tanrı'nın Oğlu denir; ayrıca Adam İlla-ah ya da Adam Kadmon, Doğu'nun İnsanı ya da Gökteki Âdem denir. Benzer bir figür Daniel'de (vii, 13-14) geçer, ama orada Yüceler Yücesi'nin kutsallarının halkının bütünüdür. Böyle bir figür Yaratılış'ın ilk babında ve Hezekiel'de de vardır; büyük olasılıkla Daniel'deki, metallerden yapılmış Büyük İnsan görümüne de (Dan. ii, 31 vd.) gönderme yapılır ki bu, Kabalacıların Dört Dünyasının simgesidir. Adam Kadmon ya da Gökteki Âdem, On Sefirot adı verilen on gizil güçten ya da enerjiden oluşur; bunlar daima bir arada tek bir birlik ve Adam Kadmon'un bütün içeriği sayılır. Onun başı yaratılmış en yüksek gökte, ayakları ise yaratılmış en aşağı maddenin üzerindedir ve kendisi, Telaffuz Edilemez Ad olan YHVH'nin içeriğidir. Büyük olasılıkla Philon'un Sefirot'a benzeyen Aracıları ile Güçleri ve Gnostiklerin Aion'ları buradan gelmiştir.
Yeryüzü insanı, maddeyle örtülmüş bir ruh olarak Dört Dünyanın en aşağısında yaşar ve Olam Katan yani Mikrokozmostur; çünkü Gökteki Âdem'in içerdiği her şey yeryüzü insanında da vardır, ama eksik bir derecede. Yeryüzü insanında Nefeş bulunur: yaşayan can ya da hayati ilke, yani anima. Bir de Ruah vardır: vicdanı, yargı gücü ya da zihni, yani spiritus. Bir de akli bir ruh, Neşamah yani animus. Sonuncusu Tanrılığın bir parçası, önceden var olan ve ölümsüz sayılır. Kabala'ya göre insan aynı zamanda bir iyi ilkeden, bir kötü ilkeden ve bir de uyumdan, yani özgürlüğünden ya da Özgür İradesinden oluşur; hangisinin ona efendi olacağı bu sonuncuya bağlıdır. Ölümden sonra, kişinin eylemlerine göre ruhu üzerine yargı ve karşılık gelir; Neşamah ölümsüzdür.
Gökteki Âdem'in içerdiği her şey yeryüzü insanında da vardır, ama eksik bir derecede.
Özgün metin (İngilizce)
The third, the Speculative or Metaphysical Qabbalah is the one to which we will now give attention. It is a system of oriental philosophy explaining the connection between the Deity and the created, and tending to harmonize monotheism and the Hebrew account of the creation of all things, spiritual or material; with the fundamental principle of ancient philosophy ex nihilo nihil fit, i.e., From nothing, nothing can come. It explains the existence of moral and physical evil by ascribing it to the grossness of matter, asserting that in the assertion of only one absolutely perfect principle the existence of evil would be incomprehensible.
The doctrine of emanation, which existed in the archaic Aryan religious philosophy, was based upon the idea that all the created were effluxes from the Divine Light, and that the further away they were from the source, the nearer they approached the evil, matter and darkness, in that the latter two were the abode of evil. This is a doctrine not only of the Persians, the Hindus, the Qabbalah, and the School of Alexandria, but of Ibn Gebirol.
Commencing with the indivisible, perfect, infinite unity, the Absolute Unknown Cause of All Causes, the Ain Soph, the Eternal All above All, a manifestation thereof comes freely through Its Will, which thus becomes the First Cause, the Cause of Causes. In this the Unknown Absolute, above all number, manifested Itself through an emanation in which it was immanent yet as to which it was transcendental. It first withdrew Itself into Itself, to form an infinite Space, the Abyss; which It then filled with a modified and gradually diminishing Light or Vitalization, first appearing in the Abyss, as the centre of a mathematical point which gradually spread Its Life-giving energy or force throughout all Space. This concentration or contraction and its expansion, being the centripetal and centrifugal energies of creation and existence, the Qabbalists call Tzimtzum.
The Will of Ain Soph then manifests Itself through the Ideal Perfect Model or Vitalizing Form, first principle and perfect prototype in idea, of all the to be created, whether spiritual or material. This is the Mikrokosm to the Ain Soph, the Makrokosm as to all the created. It is called the Son of Elohim, i.e., God, and the Adam Illa-ah or Adam Qadmon, the Man of the East or Heavenly Adam. A similar figure is in Daniel (vii, 13, 14), but there it is a totality of "the people of the saints of the Most High." Such a figure is also in the first chapter of Genesis and is in Ezekiel, and most likely is referred to in the vision in Daniel, of the Great Man (Dan. ii, 31 et seq.) made of metals, etc., symbolical of the Four worlds of the Qabbalists. The Adam Qadmon or Heavenly Adam is composed of a decade of potentialities or energies, termed the Ten Sephiroth, always considered as together they are a unit and the entire content of the Adam Qadmon, whose head is in the highest created heaven and whose feet rest on the lowest created matter, and who is the content of the Ineffable Name YHVH. From these came most likely the Intermediaries and Powers of Philo which are like the Sephiroth, and the Æons of the Gnostics.
The earthly man, a spirit covered with matter, lives in the lowest of the Four worlds, and is the Olam Qatan or Mikrokosm, for whatever the Heavenly Adam contains, is also in the earthly man, but in an imperfect degree. The earthly man has the Nephesh, the living soul or vital principle, the anima; also the Rua'h, his conscience, the power of judgment or mind, the spiritus; and an intellectual spirit, the Neshamah or animus. The last is considered a part of the Deity and as pre-existent and immortal. According to the Qabbalah, man is also composed of a good and an evil principle, and a harmony, his liberty or Free Will, and it depends on the latter, as to which shall be his master. After death comes judgment and retribution on his spirit according to man's works, the Neshamah being immortal.
Bu metin neden önemli
Bu bölüm, mikrokozmos fikrinin Kabala'daki en yalın ifadesini verir. Adam Kadmon, Ain Soph'a göre mikrokozmos, yaratılmış olan her şeye göre ise makrokozmostur; yani konumu sabit değil ilişkiseldir. Başı yaratılmış en yüksek gökte, ayakları en aşağı maddenin üzerindedir. Yeryüzü insanı ise bu figürün eksik bir kopyasıdır: Gökteki Âdem'in içerdiği her şey yeryüzü insanında da vardır, ama eksik bir derecede. Agrippa'nın insan bedenine dağıttığı gezegenler ve Fludd'un Macrocosmus ile Microcosmus halkaları aynı varsayımın Hristiyan Rönesansındaki karşılığıdır; Myer'in metni ise o varsayımın Yahudi kaynağını gösterir. Kitabın ön levhası, sefirot'un doğrudan insan bedenine yerleştirildiği şemayı çizer.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
Bu eser Kabala Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- Qabbalah: The Philosophical Writings of Solomon Ben Yehudah Ibn Gebirol or Avicebron (İngilizce, Philadelphia, 1888)
- Neşir
- 1888
- Konum
- s. 230-233, Spekülatif ya da Metafizik Kabala bölümünden
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Archive.org
